YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7103
KARAR NO : 2009/8834
KARAR TARİHİ : 01.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : HAZİNE- … … VE ARK.
DAVALILAR : HAZİNE- ….. VE ARK.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …,…Köyü 214 sayılı parselden ifraz edilen 665, 666 ve 667 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tapuda kayıtlı ise de, 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırı dışına çıkartıldığını ve orman olduğunu iddia ederek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Davacı … ve arkadaşları, aynı parsellerin hiç bir zaman orman olmadığını ve bu taşınmazlarda yapılan 2/B uygulamasının yok hükmünde olduğunu, çekişmeli parsellerin geldisi olan 214 sayılı parselin Şubat 1947 tarih 34 ve Nisan 1320 tarih 14 nolu tapu kayıtları uygulanarak kadastro tesbitlerinin yapıldığını, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılan yerlerin tapu malikleri adına çıkarılması gerektiğini ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların tapu kaydındaki 2/B şerhinin silinmesi istemi ile açtığı dava, Hazine davası ile birleştirilmiştir.
Her bir parsel hakkında ayrı ayrı 2001/495, 921, 226, 919, 920 sayılı dosyalarında da açılan davalar birleştirildikten sonra mahkemece 17/10/2002 gün 2001/223 – 782 sayılı kararla davacı …’nin davasının reddine, … ve arkadaşlarının davasının kabulüne, dava konusu 665, 666 ve 667 sayılı parselin tapu kayıtlarında bulunan orman şerhinin kaldırılmasına karar verilmişse de, davacı – davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2/5/2003 gün ve 2003/4192-6016 sayılı bozma kararı ile ve özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, taşınmaz makiye ayrılmış ise buna ilişkin tüm belgeler ile dayanak tapu kaydı tüm gittilerinin getirtilip, Yargıtay İ.B.B.G.K.nun 1993/5-1996/1 sayılı kararı çerçevesinde orman tahdidinin ve dışarı çıkarma işlemlerinin hangi yasa döneminde yapıldığı hususunun kesin olarak saptanması ve tapu kaydı orman tahdidi ve tüm belgeler uygulanarak sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyularak davacı …’nin davasının reddine, … ve arkadaşının davasının kabulüne ve dava konusu 665, 66 ve 667 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında bulunan orman şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm yine davacı –davalı … vekili tarafından temyiz edilmiş ve davacı …,…Köyü 214 sayılı parselden ifraz edilen 665, 666 ve 667 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tapuda kayıtlı ise de, 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırı dışına çıkartıldığını ve orman olduğunu iddia ederek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
-2-
2009/7103-8834
Davacı … ve arkadaşları, aynı parsellerin hiç bir zaman orman olmadığını ve bu taşınmazlarda yapılan 2/B uygulamasının yok hükmünde olduğunu, çekişmeli parsellerin geldisi olan 214 sayılı parselin Şubat 1947 tarih 34 ve Nisan 1320 tarih 14 nolu tapu kayıtları uygulanarak kadastro tesbitlerinin yapıldığını, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılan yerlerin tapu malikleri adına çıkarılması gerektiğini ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların tapu kaydındaki 2/B şerhinin silinmesi istemi ile açtığı dava, Hazine davası ile birleştirilmiştir.
Her bir parsel hakkında ayrı ayrı 2001/495, 921, 226, 919, 920 sayılı dosyalarında da açılan davalar birleştirildikten sonra mahkemece 17/10/2002 gün 2001/223 – 782 sayılı kararla davacı …’nin davasının reddine, … ve arkadaşlarının davasının kabulüne, dava konusu 665, 666 ve 667 sayılı parselin tapu kayıtlarında bulunan orman şerhinin kaldırılmasına karar verilmişse de, davacı – davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2/5/2003 gün ve 2003/4192-6016 sayılı bozma kararı ile ve özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, taşınmaz makiye ayrılmış ise buna ilişkin tüm belgeler ile dayanak tapu kaydı tüm gittilerinin getirtilip, Yargıtay İ.B.B.G.K.nun 1993/5-1996/1 sayılı kararı çerçevesinde orman tahdidinin ve dışarı çıkarma işlemlerinin hangi yasa döneminde yapıldığı hususunun kesin olarak saptanması ve tapu kaydı orman tahdidi ve tüm belgeler uygulanarak sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyularak davacı …’nin davasının reddine, … ve arkadaşının davasının kabulüne ve dava konusu 665, 66 ve 667 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında bulunan orman şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm yine davacı –davalı … vekili tarafından temyizi üzerine 20. Hukuk 14.12.2007 tarih 2007/14563-16523 sayılı bozma kararı ile “…Köyünde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1938 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdidi ile daha sonra 5 nolu Orman Kadastro ekibi tarafından yapılıp 14.09.1982 tarihinde kesinleşen “daha önce sınırlaması yapılan devlet ormanları ile özel ormanların aplikasyonu ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması bulunmaktadır. Çekişmeli taşınmazlar, geldisi olan 214 sayılı parsel …Köyünde 1959 yılında yapılan arazi kadastrosunda Şubat 1947 tarih 34 ve Nisan 1320 tarih 14 nolu tapu kayıtları revizyon gösterilerek, … … mirasçıları adına tespit ve tescil edilmiş, 214 sayılı parsel 1993 yılında 664, 665, 666, 667 ve 668 parsellere ifraz edilmiştir.
Mahkemece, Şubat 1947 tarih 34 ve geldisi Nisan 1320 tarih 14 sayılı tapuların çekişmeli taşınmazların geldisi olan 214 parsele uyduğu, çekişmeli taşınmazların orman tahdidi içinde iken 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesine göre orman dışına çıkarıldığı, yasa gereği tapu sahipleri adına orman dışına çıkarılacağından şahıslar adına kadastroca tapu oluşturulmasının doğru olduğu gerekçesiyle Hazinenin davasının reddine gerçek kişilerin davasının kabulüne karar verilmiş ise de 214 sayılı parsele uygulanan Şubat 1947 tarih 34 ve geldisi Nisan 1320 tarih 14 sayılı tapuların doğusu … vereseleri tarlası, batısı Öksüz …, kuzeyi ve güneyi … … tarlasıdır. Ancak, 214 sayılı parselin kuzeyinde … Tarlası olmayıp eylemli olarak memleket haritasında da görünen Sofa Deresinin bulunduğu, bu derenin 1938 tarihli tahdit haritasında da gösterildiği, dereden sonra da orman bulunduğu, güney yönde … tarlası olarak gösterilen yerde … bulunduğu, … tarlası olarak gösterilen 213 sayılı parselin dereden sonra geldiği ve 213 sayılı parsele uygulanan Şubat 317 tarih 31 sayılı tapunun da kuzey sınırı … ve su akıntısı okuyup, 214 sayılı parsele uygulanan tapularının maliklerini göstermediği, tapunun batı sınırında Öksüz … yazılı ise de bu yönde … olmayıp orman bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, 214 sayılı parselin tespitine esas alınan Şubat 1947 tarih 34 ve geldisi Nisan 1320 tarih 14 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmazların geldisi 214 sayılı parsele uyduğu kabul edilemez.
-3-
2009/7103-8834
Çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada 3116 Sayılı Yasaya göre 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde iken, 1744 Sayılı Yasa uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmışsa da dayanılan Şubat 1947 tarih 34 ve Nisan 1320 tarih 14 sayılı tapuların çekişmeli parsellere uymadığından ve tahdit içinde bulunduğu sırada kadastro yoluyla oluşturulan tapu kaydına yolsuz tescil niteliğinde olması nedeniyle hukuken değer verilemeyeceğinden bu tür tapu kayıtları 1744 Sayılı Yasa uygulamasında nazara alınamaz. 214 sayılı parselden ifraz edilen 664 sayılı parsel hakkında Sarıyer Asliye (1) Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucu Hazinenin davasının kabulüne dair verilen karar 15.04.2004 gün ve 2001/233-199 sayılı kararı Dairenin 2007/12087 sayılı kararı ile onandığı, yine ifraz parsellerinden 668 parsel sayılı taşınmaz hakkında parsel maliki ve Hazine arasında aynı iddiaya dayalı olarak görülen dava sonucu Asliye (1) Hukuk Mahkemesi’nin 15.04.2004 gün ve 2001/237-2004/198 sayılı kararı ile kişinin davasının reddine, Hazine’nin davasının kabulüne dair yukarıda yazılı bozma gerekçelerine uygun olarak verilen kararın Dairenin 2006/14595 – 2007/12086 sayılı kararı ile onandığı da anlaşıldığından, mahkemece davacı Hazinenin davasının kabulüne, gerçek kişilerin davasının reddine karar verilmesi gerektiğine ” değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davacı hazinenin davasının kabulü ile 665,666 ve 667 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptaliyle orman vasfı ile hazine adına tesciline; birleştirilen dosyanın davacılarının açtığı davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar- davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı …,…Köyü 214 sayılı parselden ifraz edilen 665, 666 ve 667 parsel sayılı taşınmazların tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 1938 yılında 3116 sayılı yasa gereğince yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken 14.09.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2.madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılıp işlemin kesinleştiğini belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1938 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmazlar orman sınırları içinde bırakılmış, 1982 yılında yapılan ve 14.3.1983 tarihinde kesinleşen 1744 sayılı yasa ile değişik 2 madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmış, 1959 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazlar, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazların 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle 1744 sayılı yasayla değişik 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği taşınmazlar daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi
gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalılara hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar ve karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 01/06/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.