YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4895
KARAR NO : 2023/1965
KARAR TARİHİ : 03.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/219 E., 2021/310 K.
DAVA TARİHİ : 12.04.2016
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/158 E., 2019/257 K.
Taraflar arasındaki 01.04.2013 tarihi itibari ile yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacıya yasal şartlar taşıması nedeniyle 01.04.2013 tarihinden itibaren aylık bağlandığını, aylık almakta iken kurumca aylığın iptal edilerek ödenen aylıkların borç kaydedildiğini, itiraz sonrasında kurumun davacıyı Bağ-Kur’lu saydığını, ardından davacıya 17.11.2015 tarihinden itibaren tekrar aylık bağlanarak ödenen aylıkları geri istemey devam ettiğini, davacının Bağ-Kur sigortalısı olma iradesinin olmadığını, bu nedenle geriye dönüş sigortalı yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, yine yasanın geçici 63.maddesi gereği prim ödemesi olmadığından sigortalılığın başlangıç tarihi itibariyle duracağını, ayrıca hizmet birleştirme yapılmaksızın aylığa hak kazanacağını ileri sürerek davacıya 01.04.2013 tarihinden itibaren 4/1-a kapsamında bağlanan aylığın iptaline yönelik kurum işleminin, bağlanan aylıklar nedeniyle çıkartılan 32.449,79TL borcun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu işlemlerinde herhangi bir hatanın bulunmadığını, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; denetime elverişli düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama neticesinde davacının kurum tarafından iptal edilen hizmet süreleri düşüldüğünde kalan 5963 gün üzerinden 5510 sayılı Kanun 4/a sigortalılık kolundan hesaplanacak olan aylığın davalı kurumca fiilen davacıya ödenen aylıktan daha yüksek olduğu kanaatine varılarak davacının davalı kuruma yersiz ödeme kapsamında 32.449,79 TL borcunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, davacının 01.04.2013 tarihi itibarıyle 5510 sayılı Kanun 4-1/a sigortalılık kolundan yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığına, 5510 sayılı Kanun 4-1/a sigortalılık kolundan hesaplanan aylığın fiilen ödenen aylıktan düşük olmadığı davacının davalı kuruma yersiz aylık ödemesi kapsamında çıkartılan 32.449,79.-TL yönünden borçlu olmadığının tespitine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı Kurum vekili usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; HMK 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili kurum işlemlerinde hata olmadığını, davacı hakkında usulüne uygun şekilde yapılan işlemler ile aylık kesildiğini buna ilişkin açılan davanın da reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 01.04.2013 tarihi itibari ile yaşlılık aylığına hak kazanılıp kazanılmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2829 sayılı Kanun’un 8 inci ve 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre , usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…