YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5445
KARAR NO : 2009/9536
KARAR TARİHİ : 09.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Belediyesi ve…Beldesi Yassıgüren mevkilerinde bulunan toplam 3 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece 27.11.2001 gün ve 2000/375-2001/788 sayılı karar ile,krokide, (ö) ile gösterilen 2717.45 m2, (n) ile gösterilen 9089.58 m2 ve (b) ile gösterilen 1019.77 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. hukuk dairesinin 24/06/2002 gün ve2002/4525-6147 sayılı bozma kararında, (İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddine, Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüne, mahkemece kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, bölgede 1956 ve 1957 yıllarında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında dava konusu yer tespit harici bırakılmış, ancak; dosyaya getirtilen komşu parsellere ait tespit ve yenileme tutanaklarından bu yerlerin daha önce kadastrosunun yapıldığı anlaşıdığından, çekişmeli taşınmaz ile komşu ve yakın komşu parselleri bir arada gösterir pafta örneği ile o parsellere ait tespit tutanakları ile varsa dayanak tapu ya da vergi kayıtları getirtilmesi, … bilirkişi aracılığıyla ve yerel bilirkişi yardımıyla yeniden yapılacak keşifte zemine uygulanarak; dayanak kayıtların çekişmeli taşınmaz yönünü kim ya da kimlere ait taşınmaz olarak gösterdiği saptanması; uzman bilirkişiden yapılan uygulamayı yansıtır birleşik haritalı rapor alınması; bundan sonra 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerine göre davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine) değinilmiştir.
Davacı … tescil davasının konusu taşınmazının bir kısmının Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan 247 ada 14 parsel sayılı taşınmazın içinde kaldığını ileri sürerek bu bölümün tapusunun iptali ile adına tescili istemiyle … Asliye Hukuk mahkemesinin 2006/442 esas sayılı dosyasında dava açmış davalar arasındaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle birleştirilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak 22/02/2007 gün ve 2003/164 – 2007/105 sayılı karar ile, birleşen dosyadaki davanın kısmen kabulüne ve 247 ada 14 parsel sayılı taşınmaz içindeki krokide (Ö ve N) ile gösterilen 2717.45 m2 ve 9089.58 m2 yüzölçümündeki bölümlere ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescile, (B) ile gösterilen 1024.04 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı adına tescile, asıl davadaki (Ö ve N) harfli yerlerle yönelik tescil davasının reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27/12/2007 gün ve 2007/14564-17046 sayılı bozma kararında (Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı ve kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının davacı yararına oluştuğu kabul edilerek davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuş ise de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü,yörede 1956 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucunda düzenlenen ve bir örneği Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen bozma ilamından sonra dosyada bulunan orijinalinden çıkarılmış paftada, çekişmeli taşınmazın bulunduğu alan, … Birliği (Köyü) genel arazi kadastrosunda eski 291, 290 nolu taşınmazların güneyinde Devlet Ormanı niteliğiyle tespit harici bırakıldığı ve bu işlemin kesinleştiği,tespit dışı kalan bir yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemekle beraber bu işlemin bir kadastro işlemi olduğu,davacı, genel arazi kadastrosundan sonraki imar-ihya olgusuna dayandığı,kural olarak; genel arazi kadastrosunun yapıldığı, 1956 yılından, orman kadastrosunun yapıldığı ve ilan edildiği 12.08.1987 tarihine kadar bu yer öncesi itibariyle orman sayılacağı,öncesi orman olan yerde yapılan imar-ihyaya ve buna dayalı olarak sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği,medeni Yasanın 713. maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddeleri hükümlerine göre, bir yerin tapuya tescil edilebilmesi için orman kadastrosu işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolması ve koşullarının oluşması gerektiği, dava 15.5.2000 tarihinde açıldığına göre, taşınmazın orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı tarihten dava tarihine kadar da 20 yıllık süre dolmadığı,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.10.2001 gün ve 2001/8-464/751 sayılı kararı ile 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; genel arazi kadastrosu sırasında orman niteliğinde tespit dışı bırakılan bir taşınmazın öncesinin orman olduğunun kabulü ile daha sonraki tarihte yapılacak orman kadastrosunda tahdit harici bırakılmasından dava tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin gerçekleşmediği durumunda davanın reddinin gerektiği hükme bağlandığı,dairemizin aynı yerle ilgili başka gerçek kişiler tarafından açılan tescil davalarında verilen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen aynı mahkemenin, 2002/929-121, 2003/166-107 sayılı kararları da Dairemizin 2007/14040 E. ve 2007/14565 E. sayılı kararları ile aynı gerekçeler ile bozulduğu da gözetilerek, davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesi gereğine ) değinilmiştir..
Mahkemece bozmaya uyularak davanın ve birleşen davanın Reddine; karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tescili birleşen dava da tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu … Belediyesinde dava tarihinden önce 12.08.1987 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 21.02.1957 tarihinde yapılmış ve sonuçları 07.06.1957 – 06.07.1957 tarihleri arasında ilan edilip kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.