Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/14036 E. 2023/1372 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14036
KARAR NO : 2023/1372
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
1. İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2015/314 Esas, 2015/262 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından açılan davada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci maddesinin (a) ve (b) fıkrası yollaması ile 6545 sayılı Kanun ile değişik hali daha lehe olduğundan 103
üncü maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin birinci, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrasının uygulanma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

2. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/205 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

b. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.06.2020 tarihli ve 14-2016/128766 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurede yaşıtlarına göre zeka geriliği olduğundan kandırılmasının kolay olduğuna, rızasının olduğunun kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, verilen kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkla tanışıp arkadaşlık eden mağdurenin olay günü sanığı arayarak sanıkla buluşmak istediğini belirttiği, sanıkla mağdurenin buluştukları, daha sonra bir binaya gittikleri, orada mağdurenin rızası ile cinsel ilişkiye girdikleri, her ne kadar mağdure cinsel ilişkinin rızası dışında zorla olduğunu beyan etmiş ise de mağdurenin raporuna göre vücudunda zor kullanıldığını gösterir cebir şiddet eserlerine rastlamadığının sabit olduğu, mağdurenin olay sırasında on beş yaşını ikmal ettiği, sanığın eyleminin zorla değil mağdurenin rızası ile gerçekleştiğinin, kabul edilmesi gerektiği, sabit olmakla reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılmasına, suç tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdurenin sanıkla rızası ile buluşup, birlikte kuytu bir binaya gittikleri ve orada rızası ile kaldığı belirlenmekle 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrasında tarif edildiği şekilde hukuka aykırılık unsurunun oluşmadığı bu haliyle eylemin 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan evden kaçan çocuğu ailesine haber vermeksizin yanında tutmak eylemi olduğu sabit olmakla cezalandırılmasına karar verilmiş ve hukuki süreç başlığı altındaki uygulama yapılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümlerde, mağdurenin aşamalardaki rızaya ilişkin çelişkili beyanları, sanığın savunmalarında ikrarda bulunması, alınan raporlar değerlendirildiğinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin
sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/205 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.