YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15130
KARAR NO : 2023/1970
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2015/215 Esas, 2016/123 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 yıl 1 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2019/14695 Esas, 2019/21891 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
a) Diş kırığının kemik kırığı olarak değerlendirilemeyeceği gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
b) Katılanın yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine, yüzünde sabit ize neden olup olmadığı hususlarını da içerir şekilde rapor aldırılması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz rapor ile hüküm kurulması,
c) Daha ağır ceza içeren ilâmın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına ilişkin yasa değişikliklerinin dikkate alınmasında zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza ve tekerrüre esas alınan ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3. … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2020/2 Esas, 2022/328 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının 1 yıl 1 ay 3 gün hapis cezası olarak infazına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; mahkûmiyete yeter delil olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, suçun silahla işlendiğinin sabit olmadığına, eksik incelemeye, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanık … ve katılan … arasında alacak verecek meselesinden husumet bulunduğu, olay günü bu
nedenle ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemeyen şekilde çıkan kavgada, sanığın levye ve yumrukla katılanı darp ederek birden fazla diş kaybı, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın kısmen ikrar içeren savunması, katılanın, kavganın diğer taraflarının ve tanığın anlatımları, adlî muayene raporları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
3. Katılan hakkında … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 12.01.2015, 02.12.2020 ve 14.02.2022 tarihli adlî muayene raporlarında; yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, kemik kırığına ve yüzünde sabit ize neden olmadığı, 4 adet diş kaybının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş ve bozma gerekleri kısmen yerine getirilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin; üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiğine, vesaire, sanık müdafiinin; mahkûmiyete yeter delil olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, suçun silahla işlendiğinin sabit olmadığına, eksik incelemeye, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, katılanın beyanları ile uyumlu adlî rapor içeriği, sanığın kısmi ikrar içeren savunması ve kavganın diğer taraflarının anlatımları karşısında eylemin sanık tarafından ve silahtan sayılan levye ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, alt sınırdan ceza tayin edilmesinde ve olayı gören tarafsız tanığın bulunmaması nedeniyle ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilemediği gerekçesi ile sanık hakkında asgarî oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekili ve sanık müdafiinin gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı sebepler dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sanık hakkında hüküm kurulurken, ceza miktarının kazanılmış hak nedeniyle indirildiği fıkrada, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının uygulama maddesi olarak gösterilmemesi,
3. Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmında, söz konusu kararın sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince tekerrüre esas alınacak ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesi gerektiği belirtildiği halde, bozma sonrası daha ağır ceza içeren ilâm tekerrüre esas alınmasına rağmen, ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeyerek 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması hususları hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2020/2 Esas, 2022/328 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince, ceza miktarının kazanılmış hak nedeniyle indirildiği fıkradan “Sanık hakkında aleyhe istinaf talebi olmadığından” ibaresi çıkartılarak yerine “Sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince” ibaresinin eklenmesi ve yine hükmün 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrasının devamına “tekerrüre esas alınan cezanın miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, kısmen Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.