YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/354
KARAR NO : 2023/16915
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1. Sanık … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Sanık … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 8.840,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 24 eşit taksitlendirmeye,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz isteklerinin; kararların kanuna, hakkaniyete, usul hükümlerine aykırı olduğuna, katılanların ve tanıkların beyan ettiği gibi bir eylemlerinin olmadığına, aksine katılanlar tarafından şiddete uğradıklarına, şikayetçi olmamaları için aleyhlerinde düzmece tutanak tuttuklarına, tanıkların katılanların emri altında çalıştığından ve tarafsız ve objektif olarak ifade vermeleri düşünülemeyeceğinden beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, olayla hiçbir ilgisinin olmadıklarına, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına, olayın tek görgü tanığının ve tutanak tanıklarının dinlenmediğine, olayda müşteki niteliğine haiz kişinin tanık olarak dinlenip beyanının hükme esas alınmasının yerinde olmadığına, ceza tayininde hataya düşüldüğüne, lehlerine olan takdiri ve kanuni indirim sebeplerinin ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmamasının Kanun’a açıkça aykırı olduğuna, resen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine, yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’nin … İlçe Jandarma Komutanlığında jandarma astsubay olarak, katılan … ve şikâyetçi …’nin aynı karakolda jandarma uzman çavuş olarak görev yaptıkları, suç tarihinde … ve …’nin … Köyünde meydana gelen kavga nedeniyle olay yerine gittikleri, kavganın taraflarını işlem yapmak üzere jandarma karakoluna götürmek istedikleri, sanık …’ın katılan … ve şikayetçi …’ye hitaben “Sen kimsin, uzman çavuş rütbenle beni karakola götüremezsin, ben özel güvenlik görevlisiyim, beni o araca bindiremezsin.” dediği, daha sonra evinin önüne yatarak eli ile cinsel organını katılan ve şikâyetçiye göstererek okşamak suretiyle hakaret ettiği, sanık …’ın jandarma karakolunun bahçesinde katılan …’a “Babam … ile ağabeyim …’ı niye getirmediniz.” diye sorduğu ve katılanı eliyle işaret ederek “İşte bu onların adamı, onlarla beraber iş yapıyor.” diyerek hakaret ettiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanıklar her aşamada üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri yönünde savunma yapmışlardır.
3. Katılanlar ve şikâyetçinin her aşamada oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu belirlenmiştir.
4. Tanıklar …, …, …, …, …, …’nün beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
5. Olay tutanakları ve sanıklara ait adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanık …’ın katılan …’ye yönelttiği sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici davranış niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle sanık … hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Kabule göre ise;
a.5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi sırasında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması, sonuç olarak ulaşılan miktarın bir gün için belirlenen miktarla çarpımı sonucu ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık … hakkında aynı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca tercih edilen adli para cezası yıl olarak belirlenip artırım ve indirimler ay üzerinden yapılması,
b.Sanık …’ın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar varsa da, atılı suçun 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 72 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına eklenen ek cümlenin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, suçtan doğan maddi bir zararın bulunmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi nedeniyle, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendinde belirtilen “Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması.” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanık …’ın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken “Sanığın kasıtlı suçtan silinme şartı oluşmamış HAGB’li sabıkasının bulunması, 28.06.2014 tarih ve 6545 sayılı yasa ile değişik CMK 231/8 maddesi gereğince ‘denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez’ şeklindeki yasal engel sebebiyle.” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.