Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/1062 E. 2023/16719 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1062
KARAR NO : 2023/16719
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 05.08.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarına karşı yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği; ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay’dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun’un 305 ila 326 ncı maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca da temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden hüküm fıkrasında temyiz süresinin 15 gün olarak belirtilmesi suretiyle yanıltıcı ifade kullanılması nedeniyle temyiz talebinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci ve 129 uncu maddelerinin birinci fıkraları, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tehdit suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 129 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Asliye Ceza Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.12.2020 tarihli ve 2020/10578 Esas, 2020/18951 Karar sayılı kararı ile sanığın aşamalardaki inkarı karşısında tanık …’nin beyanına neden itibar edilmediğinin tartışılmaması, katılanın suç tarihi itibarıyla kamu görevlisi sıfatı olması ve hakaretin aleni bir yer olan hasta bekleme salonunda işlenmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrasının uygulanmamış olması, daha önceden hapis cezasına mahkûm edilmeyen sanık hakkında tehdit suçundan hükmolunan 18 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemesi, sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması talebinin bulunmasına rağmen erteleme hükümleri hususunda bir karar verilmemesi, uzlaşma hükümlerinin uygulanma zorunluluğunun gözetilmemesi, tehdit suçundan verilen mahkûmiyet hükmünde kısa karardan farklı olarak gerekçeli kararda adli para cezası yerine hapis cezası yazılması suretiyle çelişki yaratılması, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden basit yargılama usûlü yönünden yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin; katılanın yanında hizmet gereği bulunan tanıkların sanığın katılana tehdit ve hakarette bulunduğunu beyan ettiklerine, sanığın eşinin objektif anlatımda bulunmadığına, katılanın hemşire ve sekreter olan tanıkların sicil amiri olmadığına, bu kişileri olmayan bir olay için tanık göstermesinin hayatın olağan akışına uymadığına, Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına yanlış anlam yükleyerek ve hukuksuz olarak beraat kararı verdiğine, Mahkemenin gerekçesinde sanığın ve eşinin ifadesinin katılan ve tarafsız iki tanığın beyanlarına neden üstün tutulduğu açıklanmadan gerekçesiz olarak verilen beraat hükümlerinin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, özel bir hastanede doktor olan katılana; “Terbiyesiz bana artistlik yapıyorsun burada, insanları dolandırıyorsun, kandırıyorsun, adam değilsin, seninle sonra görüşeceğiz, ben sana göstereceğim.” dediği iddia olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, dosya kapsamında mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.