Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/5616 E. 2009/9553 K. 09.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5616
KARAR NO : 2009/9553
KARAR TARİHİ : 09.06.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davaya konu Merkez İlçes…öyü 101 ada 851 parsel sayılı taşınmaz 16179.71 m2 yüzölçümü ve tarla niteliği ile vergi kaydı irsen intikal, paylaşım ve zaman aşımı zilyetliği nedeniyle davalı … ve … adına tespit edilmiştir.
Davacı … YÖNETİMİ, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek tespitin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 25.05.2006 tarih 2006/4487-7179 sayılı bozma kararı ile “çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapıldığı, çekişmeli parselin orman alanı dışında bırakıldığı, uzman bilirkişi raporunda orman kadastro çalışması kesinleşmiş kabul edilerek inceleme yapılmasına rağmen yörede 3402 Sayılı Yasa gereğince orman kadastro çalışması yapılmış olup, açılan bu dava nedeniyle orman kadastro çalışması kesinleşmediği gibi çekişmeli taşınmaza komşu olan taşınmazlara ilişkin kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanakları olan kayıt ve belgeler getirtilmediği ve uygulanmadığından öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu olan taşınmazlara ilişkin kadastro tespit tutanaklarının örnekleri ve resmi belgeler ilgili yerlerden getirtilip, yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmesi, kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,z her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmaz revizyon gören 1937 tarih 125 Nolu vergi kaydının hudutları sorularak çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı belirlenmesi, vergi kaydının hududunda ‘…’ yazılı olması ve sınırda orman niteliğinde taşınmaz bulunması nedeni ile 3402 Sayı Yasanın 20/C maddesi gereğince miktarı ile geçerli olacağı ve miktar fazlasının huduttaki ormandan kazanılmaya çalışıldığı düşünülmesi, komşu parsellerin dayanakları olan kayıtların çekişmeli taşınmazı ne olarak gösterdiği araştırılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi ” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile, …İlçes…öyü … mevkiinde bulunan 16179,71 metrekare yüzölçümündeki 101 Ada 851 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin İPTALİ ile, 05/08/2008 tarihli … bilirkişisi Şener Okumuşlar’ın raporunda gösterildiği gibi; (B) ile gösterilen 1467,75 m2 ve (C) ile gösterilen 13016,86 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin ORMAN NİTELİĞİNDE HAZİNE ADINA VE TESCİLİNE, (A) ile gösterilen 1695,10 m2 yüzölçümündeki bölümün tarla olarak ½ payının … adına, ½ payının … adına TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Her ne kadar mahkemece çekişmeli 101 ada 851 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) ile gösterilen 1695,10 m2 yüzölçümündeki bölümün tarla olarak davalı kişiler adına tescil edilmiş ise de delillerin takdirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; (Karara dayanak alınan kroki hüküm yerinde ŞENER OKUMUŞLAR’ın 05/08/2008 tarihli kroki denmiş ise de, miktar ve rumuzları gözönüne alındığında dosya içindeki 12/07/2007 tarihli bilirkişi krokisi olduğu anlaşılıyor) Çekişmeli taşınmaza komşu 850 parsel sayılı taşınmaz hakkında … … tarafından tespit maliki … …’a husumet yönelterek açılan davaya orman yönetiminin, davaya konu parselin orman olarak Hazine adına tescili istemiyle davaya katıldığı Kadastro Mahkemesinin 2002/68-2007/12 sayılı dava dosyasında verilen karada, 850 parsel sayılı taşınmazın güney ucundaki (A) bölümünün tespit maliki adına tesciline karar verildiği, (C), (D) ve (E) bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği ve kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2008/1282-5152 sayılı kararı ile 850 parselin A, C, D, E bölümleri hakkındaki kararın onanarak kesinleştiği,geri kalan B bölüm hakkındaki kararın bozulduğu bozmadan sonra mahkemece 2008/7-27 sayılı karar ile 850 parsel sayılı taşınmazın geri kalan (B) bölümünün de orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği ve kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, temyize konu davada ise dava edilen, 851 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki adına tesciline karar verilen (A) bölümünün parselin … bölümünde bulunduğu ve bir yönüyle 850 parsel sayılı taşınmazın hükmen orman olarak Hazine adına tescil edilerek kesinleşen (B), (C), (D) ve (E) bölümleri ile 851 parselin temyize konu karar ile orman niteliği ile Hazine adına tescil edilen krokide (E), (B) ve (D) ile gösterilen bölümleri ve diğer yönlerinin de 1000 sayılı orman parseli ile çevrili olduğu, bu hali ile dört etrafı da orman olan, orman içi açıklık niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek katılan davacı … YÖNETİMİ’nin davasının tümüyle gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; katılan davacı … YÖETİMİ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 09/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.