YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5250
KARAR NO : 2009/9531
KARAR TARİHİ : 09.06.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davaya konu … İlçesi, … Köyü, … Işıkevi mevkiinde 102 Ada 14 parsel sayılı taşınmaz, 8689.67 m2 yüzölçümünde tarla niteliği ve1937 tarih 277 sayılı vergi kaydına dayanılarak, irsen intikal ve zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Davacı … YÖNETİMİ, çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde ve kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içindeki yerlerden olduğunu ileri sürerek tespitin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmış, mahkemece davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, … İlçesi, … Köyü, Işıkevi mevkiinde 102 Ada 14 Parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile, 10/06/2008 tarihli … Bilirkişisi …n raporunda gösterildiği gibi, (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerinin tarla olarak Hazine adına, (A) ile gösterilen bölümünün, … adına TESCİLİNE, karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1949 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1975 yılında yapılıp 2/11/1978 tarihinde ilan edilerek kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ile 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, yine 1989 yılında yapılıp 23/3/1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen, henüz sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli … İlçesi, … Köyü, … Bostan mevkiinde 120 Ada 14 parsel sayılı taşınmazın 10/06/2008 tarihli … Bilirkişisi …n raporunda (A) ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak çekişmeli taşınmazın … Bilirkişisi …n 10/06/2008 tarihli raporunda 102 ada 14 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün, kesinleşen orman kadastrosu dışında olmakla birlikte, sınırında 5 sayılı orman parseli, 6 sayılı kesinleşmeyen 2/B madde uygulamasına tabi tutulan Hazine parseli, bu dava ile orman olduğu kabul edilen 14 sayılı parselin (C) ile gösterilen bölümü ile mahkemenin 1958-2008/55 sayılı dosyasında dava konusu edilen 13 parsel sayılı taşınmazın orman olduğuna karar verilen bölümü ile çevrili olduğu bu hali ile dört tarafının ormanla çevrili, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi hükmüne göre orman içi açıklığı niteliğinde olduğu, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu bulunduğu, H.G.K.’nun 10.12.1997 gün 1997/20 – 830 – 1034, 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039, 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-581 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi bu tür yerler kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bulunsa bile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağı, yine çekişmeli taşınmazın (C) ile gösterilen bölümünün kesinleşen orman kadastrosu dışında olmakla birlikte eski tarihli resmi belgelerde orman olarak görünen yerlerden olduğunun saptandığı,15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğinde yer alan (…4785 sayılı Kanunla Devletleştirilmiş ormanlar ile yukarıda belirtilen (b), (d), (e), (f), (g), (ı) ve (j) bentlerine göre orman rejimine girmiş olan sahaların herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olması bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmaz.
Bu gibi yerlerin orman sınırları dışında kaldığı tespit edildiğinde orman sınırları içine alınarak haritasına işlenir. Arazide orman sınırları buna göre düzeltilir. Tutanak defterinin sırası gelmiş sayfasında da durum etraflıca izah edilir.
Devletleştirilmiş ormanlar; sahiplerince 4785 sayılı Kanunun 5 inci ve 5658 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinde tayin edilen müddet içerisinde gerekli başvurular yapılmış ve aynı Kanunun 3 ve 4 üncü maddelerine göre de işlemleri tamamlanmış veya tamamlanmak üzere bulunan ormanlardır.
Devletleştirilmeye tabi ormanlar; gerek 4785, gerekse 5658 sayılı kanunlarca öngörülen müddet içerisinde gerekli başvurular yapılmamış, yapılsa bile diğer gerekleri yerine getirilmemiş ve sonuçta kanun hükmü ile Devletleştirilmiş ormanlardır.
Bir ormanın Devletleştirmeye tabi ormanlardan olduğunun kabul edilmesi;
1) Bu ormanın 4785 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 13/7/1945 günü itibariyle mevcut olması,
2) 4785 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde gösterilen istisnalara dahil bulunmaması,
3) İktisabının haklı bir sebebe dayanması, tesis edildiği tarihteki mevzuata uygun bulunması, tapunun mevkii, alanı, hudutları ve vasfı itibariyle iddia edilen araziye uygun bulunması, şartlarının gerçekleşmiş olmasına bağlıdır.) hükümleri uyarınca orman niteliği ile hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, tarla niteliğinde hazine adına tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple, hüküm fıkrasının birinci bendi tamamen hükümden çıkarılarak yerine (1- davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, … İlçesi, … Köyü, Işıkevi mevkiinde 102 Ada 14 Parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile, 10/06/2008 tarihli … Bilirkişisi …n raporunda gösterildiği gibi, (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerinin ORMAN olarak Hazine adına, (A) ile gösterilen bölümünün, … adına TESCİLİNE,) cümlesi eklenmek suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09/06/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.