YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/176
KARAR NO : 2023/1819
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2010 tarihli ve 2010/406 Esas, 2010/455 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve aynı maddenin aynı fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin
birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba karar verilmiştir.
2. İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2010 tarihli ve 2010/406 Esas, 2010/455 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 20.03.2013 tarihli ve 2012/9010 Esas, 2013/11578 Karar sayılı ilâmıyla özetle sanığın eyleminin “öldürmeye teşebbüs” suçunun unsurlarını oluşturması ihtimali nedeniyle, delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2013 tarihli ve 2013/287 Esas, 2013/510 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan açılan kamu davasında eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kasten öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşme ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.
4. İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2014/28 Esas, 2020/347 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye karar verilmiştir.
5. İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2014/28 Esas, 2020/347 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 14.03.2022 tarihli ve 2022/387 Esas, 2022/1964 Karar sayılı ilâmıyla özetle sanığın öldürmeye teşebbüs eyleminin küçüğe karşı gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği cezalandırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin sonra fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.
6. İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/233 Esas, 2022/206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle neticeten hükmolunan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, müsadereye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın eyleminin meşru müdafaa kapsamında kaldığına,
2. Sanığın öldürme kastının olmayıp yaralama kastı ile hareket ettiğine,
3. Sanığın eylemini ağır haksız tahrik altında gerçekleştirdiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü sanığın annesi ve birkaç arkadaşı ile birlikte resmî nüfus kayıt örneklerinden on sekiz yaşını doldurmamış olduğu anlaşılan katılanın çalıştığı aynı zamanda babasının işlettiği lokantaya geldiği, masasında bulunan kişilerle kendi aralarında tartıştıkları, katılanın sanığın masasına gelip bu tartışma ile ilgili konuşmak isterken bu defa sanık ile katılan arasında başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, katılanın sanığa hakaret edip yumruk atması üzerine sanığın da sustalı çakı ile katılanı batın sol üst, göğüs solda meme başı hizasında, sol kalça bölgesinde, sırt solda, sağ kolda olmak üzere beş yerinden yaraladığı, katılanın hayati tehlike geçirdiği, dalağının alınması nedeniyle organlarından birinin işlevini yitirdiği, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan 07.10.2020 tarihli adlî muayene raporunda özetle; sol yanda koltuk altından 10 cm. aşağıda ve 20 cm. altında 2 adet 2’şer cm.’lik, sırt orta skapula üzerinde 3-4 cm.’lik, sağ kolda 2-3 cm.’lik delici kesici alet yarası şeklinde yaralanma tarif edildiği,
a) Batın sol üst kadranda tanımlanan batına nafiz, dalak ve diyafragmada lezyona neden olan delici kesici alet yaralanmasının, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olduğu,
b) Sağ kolda, sol kalçada, göğüste, sırt solda, tanımlanan lezyonların ayrı ayrı ve birlikte kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ölçüde hafif nitelikte olduğu görüşünün bildirildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suç Vasfı Yönünden
Sanığın, katılanı sustalı çakı ile hayati tehlike geçirmesine ve organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaraladığı, suçta kullanılan aletin elverişliliği, katılanın hayati vücut bölgesinin hedef alınması, kesici ve delici aletle gerçekleştirilen darbenin şiddeti ve meydana gelen yaralanmaların ağırlığı ile olayın cereyan tarzı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile buna göre uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Meşru Savunma Yönünden
Sanığın, katılan ile tartışmasında hakaret edip yumruk atması üzerine olayı gerçekleştirdiği anlaşılmakla, somut olayda meşru savunma koşullarının bulunmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Haksız Tahrik Yönünden
Katılanın, hakaret etmesi ve yumruk atması üzerine sanığın atılı suçu işlemesi nedeniyle sanığa verilen cezadan haksız tahrik sebebiyle asgari (1/4) oranda indirim uygulanması isabetli kabul edilmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Vesair Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/233 Esas, 2022/206 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.