YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9472
KARAR NO : 2009/11286
KARAR TARİHİ : 06.07.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 2126,59 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1968 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre 1990 yılında yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 05.06.1955 tarihinde yapılmış ve sonuçları 05.10.1955 – 07.11.1955 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir.
Çekişmeli taşınmaz, yörede 1968 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda orman tahdidi dışında bırakılması nedeniyle uzman orman bilirkişi raporuna göre orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği, tahddin kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı tarihe kadar 20 yıllık süre geçtiği kabul edilerek davanın kabulüne ve taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmişse de, çekişmeli taşınmaz ve çevresinin yörede 1955 yılında 5602 Sayılı Yasaya göre yapılan genel arazi kadastrosunda orman niteliğiyle tapulama harici bırakıldığı, bilirkişi raporunda taşınmazın eğiminin ise % 20-25 olduğu, orman sınırları dışında kaldığı bildirilmiştir. Ancak; orman kadastro haritası ile kadastro paftası irtibatlandırılmadığından bu konudaki araştırma yetersiz ise de 15.07.2004 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p maddesine göre % 12’den fazla olan yerler orman … muhafaza karakteri taşır, aynı Yönetmeliğin 26. maddesi, bu tür yerlerin orman sınırı içine alınacağını ve orman rejimine girmiş alan bu tür yerlerin her hangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağını ön görmüştür. Diğer taraftan yörede 1968 yılında yapılan orman kadastrosunun köyün tamamını kapsar şekilde yapılmayıp seri bazda yapıldığı, Anayasanın 169, 6831 Sayılı Yasanın 1/j ve Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23, 26 ve 3402 Sayılı Yasanın 16-17 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu olgular göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; Medeni Yasanın 713. maddesine göre açılmış tescil davası olduğuna göre, dava kabul edildiği halde, aynı maddenin 3. fıkrasına göre, gazetede ilanlarının yapılarak 3 aylık sürenin beklenilmemiş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 06/07/2009 günü oybirliği ile karar verildi.