Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/33023 E. 2023/16072 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33023
KARAR NO : 2023/16072
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı ve katılanlar vekilinin temyiz isteminin vekalet ücretine yönelik olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası, 52 nci maddesi uyarınca 8.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin; sanık hakkında şikâyetçi sayısınca cezalandırılmasının talep edilmesi ve mahkemece sanığın katılanlara hakaret ettiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında 1 kez mahkûmiyetine karar verilerek eksik hüküm kurulması nedeniyle ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
B. Katılanlar vekilinin temyiz isteminin; sanık aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın; katılanlara hitaben sinkaflı sözlerle hakaret ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece katılanların beyanı, tanıkların anlatımı, olay tutanağı ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek atılı hakaret suçunu işlediğinin kabulüyle sanığın mahkûmiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı, katılanın anlatımları, olay tutanağı ile tanık olarak dinlenen … ve …’nün katılanlar ile uyumlu beyanları karşısında suçun sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkûmiyeti yönündeki Yerel Mahkemenin inanç ve taktirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanığın hakaret eylemini birden fazla kişiye karşı işlediğinin kabul edilmesi karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması,
2. Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmaması ve mükerrir olan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi zorunluluğu gözetilmeden, hakaret suçunda adli para cezası seçilmek suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
3. Sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi ve katılanların Sağlık Bakanlığı’nın görevlendirdiği vekil ile temsil edilmesi karşısında, Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11 inci maddesi ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddeleri uyarınca Sağlık Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. 5237 sayılı Kanun’un 61/8 inci maddesine göre adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi sırasında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması, sonuç olarak ulaşılan miktarın bir gün için belirlenen miktarla çarpımı sonucu ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, yıl üzerinden hesaplama yapılması,
5. 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebilecek olması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.