Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/553 E. 2023/1144 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/553
KARAR NO : 2023/1144
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/76 E., 2015/195 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/76 Esas, 2015/195 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında; Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 ncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında; Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 ncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
3. Sanık … hakkında;
a) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 ncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b) Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar … ve …’ın temyizleri bir nedene dayanmamaktadır.
2. Sanık …’ın temyizi, atılı suçla ilgisinin olmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın, 03 UT 675 plaka sayılı aracı Osman Efe isimli kişiye kiraladığı, aracın süresinde iade edilmemesi üzerine suç duyurusunda bulunduğu, aradan 4 ay geçtikten sonra sanık …’ın, eniştesi …’u aradığı ve bir arkadaşında temiz araba olduğunu, uygun fiyata satacağını belirttiği, …’un kabul etmesi üzerine, daha önce katılandan kiralanan aracı, üzerinde 16 CDE 03 sayılı plaka takılı halde kendisini … olarak tanıtan sanık … ile birlikte katılanın ikametine götürdükleri, tanık Yakup’un sanık …’ın davranışlarından şüphelendiği ve çalıntı veya sahte plakalı araç satış şüphesi olduğu gerekçesiyle jandarmaya ihbarda bulunduğu, olay yerine gelen jandarma görevlileri tarafından sanıklar yakalandığında sanık …’ın kardeşi Barış adına düzenlenmiş sahte kimliği ibraz ettiği, görevlilerin kimliğin sahteliğinden şüphelenip ısrar etmeleri üzerine gerçek kimlik bilgilerini söylediği, ayrıca araç üzerindeki 16 CDE 03 sayılı plakalar ile motorlu araç trafik belgesi ve motorlu araç tescil belgesinin sahte olduğunun anlaşıldığı, sanık …’ın bu aracı ve sahte belgeleri sanık …’dan aldığını beyan etmesi üzerine tüm sanıkların resmi belgede sahtecilik suçunu, ayrıca sanık …’ın başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemece yapılan yargılamada yüklenen suçların sübut bulduğu kabul edilerek tüm sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan ayrıca sanık …’ın başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan mahkûmiyetlerine hükmedilmiştir.
3. Sanıklar … ve … atılı suçlamaları kabul etmemişler, sanık … ise sahte kimliği yaptırdığını kabul etmiş ancak diğer belgeler ve plakaların sahte olduğunu bilmediğini savunmuştur.
4. Tanık …, kayınbiraderi …’ın kendisini arayıp, bir arkadaşında temiz araba olduğunu, uygun fiyata satacağını belirttiğini, bir kaç defa ısrarla arabanın temiz olduğunu tekrarladığınu, daha sonra kendisini Barış olarak tanıtan sanık … ile birlikte aracı ikametine getirdiklerini, Tuncay’ın hareketlerinden şüphelendiği için jandarmaya ihbar ettiğini, jandarma gelince Tuncay’ın elindeki sahte belgeleri saklaması amacıyla kızı Yeşim’e verip kaçmaya çalıştığını beyan ettiği, tanık olarak dinlenen …’un da bu beyanı doğruladığı anlaşılmıştır.
5. Suça konu plakalar ve belgelere ilişkin olarak İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim olunan,
a) 08.01.2014 tarihli; “16 CDE 03 sayılı plakaların sahte olarak üretildikleri ancak plakalarda soğuk mühür izi olmaması nedeniyle aldatma niteliğinin bulunmadığı”
b) 13.01.2014 tarihli; “… adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı, 16 CDE 03 plakalı araca ilişkin düzenlenmiş motorlu araç trafik belgesi ve motorlu araç tescil belgesinin tamamen sahte oldukları ve görevli kişilere karşı aldatma niteliğinin olmadığı ancak iyi niyetli kişilere karşı aldatma niteliğinin olduğu”
Görüşlerini içerir kriminal raporları dava dosyasında mevcuttur.
6. Mahkeme heyeti tarafından suça konu plakalar ve belgeler duruşmada incelenip, aldatma niteliğini haiz oldukları belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Ve … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. Dosya arasında yer alan yakalama, üst arama ve muhafaza altına alma tutanağı, kriminal raporları, Mahkeme heyeti gözlemi, tanıklar … ve …’un beyanları uyarınca sanıkların üzerlerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasındaki hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp sonucuna göre adli sicil kaydındaki diğer ilamlar da dikkate alınarak sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan, Sanık … Hakkında Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden

1. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan
Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

1.Sanığın alınan savunmalarında, sanık …’ı tanıdığını ancak aralarında husumet bulunduğunu, sanık …’a herhangi bir araba satmadığını ve sahte belge vermediğini savunması, sanık …’in, diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair sanık …’ın atf-ı cürüm niteliğindeki beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmaması karşısında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Adli Emanetin 2013/283 sırasında kayıtlı bulunan plakalar ve belgelerin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık … Hakkında Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli, 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Ve … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/76 Esas, 2015/195 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan, Sanık … Hakkında Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/76 Esas, 2015/195 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, kısmen Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.