YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/542
KARAR NO : 2023/2178
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Doğubayazıt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, dava dilekçesinde; davaya konu 25 parsel sayılı taşınmazı 1997 yılında 15.000,00 TL bedel karşılığında satın aldıklarını, bedelin tamamını ödediklerini, davalı ile aralarında sözlü olarak yaptıkları anlaşmaya göre bedelin ödenmesi akabinde devrin gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığını, ancak davalı tarafından devrin gerçekleştirilmediğini, davalı ile aralarında her ne kadar resmi bir sözleşme yok ise de dürüstlük kuralı esas alınarak bu sözleşmenin geçerli olduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirterek öncelikle tapu iptali ve tescil aksi halde sebepsiz zenginleşmeye göre ödenen 15.000,00 TL tazminatın kendilerine ödenmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacıların talebinin terditli olduğunu, tapu iptali ve tescil talebi hakkında ret kararı verilmedikçe terditli tazminat talebi konusunda inceleme yapılamayacağını, sözleşmenin resmi geçerlik şartına göre yapılmaması sebebiyle esas talep hakkında ret kararı verilmesi gerektiğini, terditli talep hakkında da iddianın senetle ispat edilmesi gerektiğini, tanık dinlenmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazı davacıların kullanmasına 2007 yılından beri göz yumduğunu ve bedelin ödendiğine dair bir belgenin davacı tarafın elinde bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Doğubayazıt 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.2017 tarihli ve 2016/6 Esas, 2017/205 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar karar verilmiş, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 26.03.2018 tarihli ve 2017/991 Esas, 2018/372 Karar sayılı kararıyla adı geçen İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
2. Doğubayazıt 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.03.2019 tarihli ve 2018/157 Esas, 2019/175 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 08.11.2021 tarihli ve 2019/1208 Esas, 2021/1101 Karar sayılı kararıyla; davalı tarafın kendisine tebliğ edilen yemin davetiyesi sonrasında yemini eda ettiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Müvekkillerinin taşınmazı 2007 yılından beri kullandığını,
2. Müvekkillerinin davalıyla akraba oldukları için güvendiklerini,
3. Tanık beyanlarının lehlerine olduğunu,
4. Davalının eda ettiği yeminin doğru olmadığını,
5. İlk Derece Mahkemesi tarafından taşınmazın değerinin yanlış hesaplandığını,
6. Vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 213 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237.), 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89 uncu maddeleri, 10.07.1940 tarihli ve 1939/2 Esas, 1940/77 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Bilindiği üzere; tapulu taşınmazların satışı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 213 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237.), 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89 uncu maddeleri gereğince, resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz ve satın alana herhangi bir mülkiyet hakkı bahşetmez. Tüm bu nedenlerle davacı tarafın asıl talebi olan tapu iptali ve tescil talebinin reddine yönelik verilen hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
3. Davacı tarafın terditli talebine gelindiğinde; harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler. 10.07.1940 tarihli ve 1939/2 Esas, 1940/77 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre “Haricen yapılan (tapu memuru huzurunda yapılmayan) taşınmaz mal satışından dönüldüğünde, satış bedelini geri vermeyen taraf, parası geri verilinceye kadar yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü değildir.” Şu halde Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre geçersiz sözleşmelerde, akdin geçersizliği sebebiyle her iki taraf verdiğini geri alabilir. Davacı tarafın dava dilekçesine bakıldığında yemin deliline doğrudan dayandığı görülmekte olup davacı, davaya konu 25 parsel sayılı taşınmazın kendisine satışı karşılığında davalı tarafa 15.000,00 TL satış bedelinin ödenip ödenmediğine yönelik davalı tarafa yemin teklifinde bulunmuş ve davalı da söz konusu meblağın kendisine ödenmediğine yönelik yemin ettiği görülmüştür.
4. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.