Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/6633 E. 2009/9523 K. 09.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6633
KARAR NO : 2009/9523
KARAR TARİHİ : 09.06.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : … … -… … – … …
DAVALILAR : HAZİNE- ORMAN YÖNETİMİ

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 112 ada 120 parsel sayılı 9296.93 m2, 129 ada 69 parsel sayılı 11524.97 m2, 129 ada 70 parsel sayılı 13109.64 m2, 129 ada 77 parsel sayılı 10235.03 m2, yüzölçümündeki taşınmazlardan, 120 parsel tarla, diğerleri orman niteliğinde Hazine adına tespit edilmiş, davacı gerçek kişiler taşınmazların kendilerine ait … alanı olduğu iddiasıyla dava açmışlar, mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 112 ada 120 parselin tespit gibi tarla niteliği ile Hazine, 129 ada 69 parselin … ve …, 70 parselin …, 77 parselin … … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12/ 09/ 2006 tarih, 2006/ 7943- 10984 Sayılı Kararı ile 112 ada 120 parselle ilgili hüküm bu parselin 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi kapsamında orman içi açıklık olduğundan bahisle orman niteliği ile Hazine adına tescili gerektiği belirtilip düzeltilerek onanmış, 129 ada 69,70,77 parsellerle ilgili hüküm ise bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında “mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, dava konusu parsel de içinde olmak üzere aynı gün Dairede incelemesi yapılan … Köyünde pek çok taşınmazın aynı nedenle davalara konu olduğu, benzer biçimde düzenlenen orman bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulduğu; bir kısmında da yargılamaların devam ettiğinin anlaşıldığı, bilirkişi raporuna ekli 1/25.000 ölçekli memleket haritası hükme dayanak yapılmışsa da raporun denetlenemediği, memleket haritası uygulamasına göre çekişmeli yerlerin içinden yolların – derelerin geçtiği görünmesine karşın kadastro paftasında bu yol ve derelere rastlanmadığı, bu durumda memleket haritası ve … fotoğraflarının yöntemince uygulanıp uygulanmadığı, kadastro paftası ile aplikesinin doğru yapılıp yapılmadığı konusunda duraksama yaratıldığı gibi, raporda taşınmazların eğimlerinin düşük olduğunun bildirildiği ancak, memleket haritasındaki yerlerine göre münhanilerinin sık olduğu görülmekle daha yüksek eğimli oldukları izlenimi verdiği, taşınmazların çevresindeki orman parsellerinin memleket haritasında nereye isabet ettiği belirtilmediğinden ve hakim gözetiminde taşınmazın dört yönden fotoğrafları çektirilip dosyaya eklenmediği ve bilirkişilere bu yön açıklattırılmadığından yapılan incelemenin doğruluğu konusunda duraksama oluştuğu; davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandığından taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, bu kez kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla … edinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılması gerektiği, yörede bulunan ve birbirine komşu olan adalardaki … yüzölçümlü parsellerin tümünün mahkemede dava konusu edildiği ve … parsel bazında inceleme yapılarak sonuca ulaşma olanağının bulunmadığı açıklandıktan sonra Hazine de davaya dahil edilip, taraf oluşturulduktan sonra her parsel dosyasında ilgili kayıt ve belgeler ile komşu parsellere ait tutanak örnekleri ve kayıtları getirtilip, dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi, aynı yörede bulunan adalarda aynı iddia ile açılan davalara konu olan taşınmazların ada ve parsel numaralarının belirlenmesi, dava ve usul ekonomisi bakımından bu dava dosyalarından birisinin … dosya seçilerek o dosya üzerinde evvelce görev almış bilirkişiler dışında yeniden seçilecek üç kişilik orman yüksek mühendisi ya da mühendisi ve bir … elemanı huzuruyla yapılacak keşifte, en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafının çekişmeli taşınmaz ile bu adadaki ve … adalardaki araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumunun saptanması; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulanıp, çekişmeli bu parsellerin tümünün memleket haritasına göre konumunun saptanması, memleket haritası ölçeği büyütülerek (1/10000 olmalı) aynen bu bölgede bulunan dava konusu parsellerin birleştirilmiş kadastro paftalarına yansıtılıp, memleket haritasında orman olarak gösterilen ve gösterilmeyen yerler kadastro paftası üzerine, yine en az ada ya da birkaç ada bazında kadastro pafta ölçeği memleket haritası ölçeğine eşitlenerek o adadaki tüm parsellerin memleket haritası üzerine ablike edilerek keşfi ve uygulamayı izlemeye ve denetlemeye elverişli birleşik haritalı raporun alınması ve … dava dosyasında alınan bu birleşik haritanın aynı ada yada bitişik adada bulunan dava dosyaları içine konması, bilirkişilerce her parselin … yapısı, bitki örtüsü bakımından ayrı ayrı inceleme yapılıp raporlarına yansıtılması, keşifte hakim gözetiminde her parselin dört yönden renkli fotoğraflarının çektirilip onaylanarak dosyaya eklenmesi, komşu parsellerinin denetlenmesi, taşınmazın çevresindeki taşınmazların niteliğine göre, çekişmeli parselin etrafı ormanla çevrili ise mülkiyet belgesi, tapu kaydı olmadığı takdirde bu tür yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesine aykırılık teşkil ettiğinin düşünülmesi, bütün bu konuları kapsayacak, duraksamaya yer vermeyen ortak imzalı rapor ve krokinin alınıp bundan sonra bu rapor ve haritaların onaylı bir örneğinin aynı yörede bulunan tüm parsellerle ilgili dava dosyalarının içine konması, taşınmazın gerçek eğiminin bilimsel yöntemlerle belirlenmesi, böylece orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesin biçimde saptanması, yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması, bu cümleden olarak, yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığının belirlenip, bu yolda rapor alınması; komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarının getirtilip uygulanması; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdiklerinin denetlenmesi; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenerek zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03/07/2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması” gereğine
değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne , çekişmeli 129 ada 69 parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 9346.39m2lik bölümünün … ve … …, 70 parselin (A) harfi ile gösterilen 12782.21m2lik bölümünün……, 77 parselin (A) harfi ile gösterilen 9287.25m2lik bölümünün … … adına, bu parsellerin (B) harfi ile işaretli sırasıyla 2178.58m2, 327.43m2 ve 947.78m2lik bölümlerinin orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, bu karar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, temyize konu davanın varlığı nedeniyle kesinleşmemiştir.
Mahkemece, çekişmeli parsellerin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar tarafından dayanılan tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Davacıların dayandığı K. Evvel 325 D. Tarih, 41 numaralı kayıt Doğusu: harabe Batısı: …ve …, Kuzeyi:…sınırları itibarıyla her yere uyabilecek nitelikte bir kayıttır. Her ne kadar kaydın güney hududu … oğlu … tarlası okuyorsa da keşifte dinlenen bilirkişiler güneydeki …’ye ait tarlayı okuduğu, bu yerin halen …’nin kızı … … elinde olduğunu bildirmişlerdir. Çekişmeli yerlerin güney hududunda bulunan 67, 68 ve 78 sayılı parsellere ait tutanaklar dosya arasında mevcut olup tespit maliklerinin … oğlu … ve kızı … … ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Yine güney hududa denk gelen 71, 76 ve 79 parsellere ait tutanaklar dosya arasında bulunmamaktadır. Bu durumda dayanılan tapu kaydının çekişmeli yerleri kapsamına aldığı düşünülemez. 71, 76 ve 79 parsellerin tutanakları getirtilerek bu parsellerin tapuda adı geçen kişilere ait olduğu belirlense dahi kaydın miktarı 16 dönümdür. Taşınmazların kişiler adına tesciline karar verilen bölümlerinin toplamı ise 31415.85m2 olup 15415.85m2 yer miktarından fazla olarak kişiler adına tescil edilmiştir. Çekişmeli taşınmazlar doğudan 81 numaralı orman parseline bitişik olduğu gibi, birer bölümleri de orman sayılan yerlerdendir. Tapu kayıtları dayanan kişi açısından lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil eder. Bu nedenle 3402 Sayılı Yasanın 20/C, 21 ve 32/3. maddeleri gereğince miktarı ile geçerli kapsamına itibar edilerek kayıt miktar fazlasının sınırında bulunan ormana el atmak suretiyle kazanıldığı ve ormanların tapu ve zilyetlik yolu ile kazanılmasına olanak bulunmadığı düşünülmelidir.
Bundan ayrı raporları hükme esas alınan bilirkişilerce yöreye ait en eski tarihli, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritası ile … fotoğrafının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ve … fotoğrafı ölçeğine bilgisayar ortamında (… veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, bu haritalar komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmiştir. Bu uygulamaya göre parsellerin (B) harfi ile gösterilen bölümleri dışında da yoğun orman görünümünde bölümleri bulunmaktadır. Memleket haritaları elle üretildiği için yanlış boyanma ve hatalı olma olasılığı mevcuttur. … fotoğrafları ise gerçek durumu bire bir yansıtmaktadır. Bu nedenle vasıf belirlemesinde en doğru veri kaynağı … fotoğrafıdır. Açıklanan nedenlerle mahkemece dosyanın raporu düzenleyen … bilirkişisine yeniden verilerek taşınmazların … fotoğrafında (A) bölümleri içinde kalıp yoğun orman alanı olarak görülen bölümlerinin yüzölçümlerinin belirlenmesi, infaza elverişli kroki düzenlenmesi, güney huduttaki tüm komşu parsel tutanakları ile varsa dayanakları getirtilerek denetlenip tapu kaydının bu yerlere ait olup olmadığının somut bir biçimde saptanması, ait olduğunun belirlenmesi halinde ise miktarı ile geçerli bir kayıt olduğu düşünülerek, 3402 Sayılı Yasanın 20/C, 21 ve 32/3. maddeleri gereğince
miktarı ile geçerli kapsamına itibar edilip kayıt miktar fazlasının sınırında bulunan ormana el atmak suretiyle kazanıldığı ve ormanların tapu ve zilyetlik yolu ile kazanılmasına olanak bulunmadığı düşünülmelidir. Değinilen yönler gözetilmeden kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 09/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.