Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18425 E. 2023/1429 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18425
KARAR NO : 2023/1429
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/167 E. 2015/104 K.
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
SUÇ TARİHLERİ : 15.03.2013 – 04.03.2013
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 Tarihli ve 2014/167 Esas, 2015/104 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Sanık Hakkında
1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, bankanın araç olarak kullanıldığının tam olarak saptanmadığına, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, vesaire,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suça konu çeki tanzim ettiğine ilişkin kesin ve inandırıcı hiçbir somut delil mevcut olmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanık … ile katılan …’ın 2012 yılında tanıştıkları, sanığın katılana arazi kiralayarak birlikte fıstık ekmeyi teklif ettiği ve katılanın da bunu kabul ettiği, sanığın Kadirli ilçesi Aydınlar Köyü’nde bulunan 6 ada 23 ve 24 nolu toplamda 182 dönüm olan parselleri soruşturma aşamasında ölmesi nedeniyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen V.K.ye aitmiş gibi göstermek suretiyle 25.200,00 TL bedel ile kiraladığı, katılanın bu parayı V.K.ye elden ödediği, katılanın tarlanın kira bedelini ödemesi nedeniyle sanık …’in sahte olduğunu bildiği suça konu 36.350 TL bedelli çeki ortaklığa sermaye olarak koyduğu, sanığın temyiz dışı sanık H.D. ile birlikte hareket ederek 2013 yılında yeniden katılanı arayıp Kadirli ilçesinde başka bir arazi olduğunu söyleyerek kiralamayı teklif ettiği, katılanın kabul etmesi üzerine Kadirli ilçesi Hardallık Köyü Mevkii 550 parsel 1 nolu adada bulunan tarlayı H.D.ye aitmiş gibi göstererek katılanın kiralamasını sağladığı, bu kiralama sonucu katılanın 40.500 TL bedeli nakit olarak elden 11.500 TL bedeli de havale ile H.D.ye ait hesaba gönderdiği, sanığın bu şekilde katılana karşı bankayı aracı kılmak suretiyle zincirleme şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinden ve sahte olduğunu bildiği çeki kullandığından cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu, kurumların cevabi yazıları, suça konu çekin örneği, havale dekontları, tanık Ş.Ş.nin beyanı, sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcut olup suça konu çek aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiinin sübuta ilişkin temyiz istekleri yönünden; Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyete ilişkin hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Gerekçeli karar başlığında 15.02.2013-04.03.2013 şeklinde gösterilen suç tarihinin 17.12.2012 ilâ 22.03.2013 tarihleri arası olarak ve tekerrür uygulamasına esas alınan ilamdaki suç adının genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde; 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle eksik adli para cezası tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile eleştirilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/167 Esas, 2015/104 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.