Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/13795 E. 2009/16938 K. 17.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13795
KARAR NO : 2009/16938
KARAR TARİHİ : 17.11.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 194 parsel sayılı 3120.83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, zilyedi belirlenemediğinden tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Orman Yönetimi parselin tamamının 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince devlet ormanı olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine çekişmeli taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, temyize konu davanın varlığı nedeniyle kesinleşmemiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmüştür. Orman Yüksek Mühendisi … … tarafından düzenlenen 21/09/2007 tarihli raporda taşınmazın üzerinde münferit ve dağınık halde meşe ağaçlarının bulunduğu, bu ağaçların civar ve bitişik ormanlardaki ağaçlarla aynı cinste olmalarına karşın, aralarında yaş, çap ve … benzerliği bulunmadığı, bunların tohumlama yolu ile bitişikteki ormanlardan geldiği ve çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiştir. Ancak, meşe ağacı tohumu, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer alır ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün değildir. Dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşe ağaçlarının daha önceki yıllarda tahrip edildiği, keşif sırasında uygulanan … fotoğraflarının bu yıllarda çekilmiş olduğu, daha sonraki yıllarda … altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Taşınmaz bu hali ile eylemli biçimde orman niteliği taşımaktadır ve her ne kadar resmi belgelerde açık alanda ise de 18/11/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesindeki ” Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve
bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2’nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır ” hükmü ile aynı yasanın 6. maddesindeki ” fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerler, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. Tahsisi yapılan bu yerler Hazine adına tapuya orman vasfıyla tescil edilir ” hükümleri gereğince her zaman işlem yapılabilecektir.
Değinilen yönler gözetilerek Orman Yönetiminin davasının kabulü ile çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek davanın reddi yolunda kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 17.11.2009 günü oybirliği ile karar verildi.