Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/3368 E. 2006/9221 K. 05.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3368
KARAR NO : 2006/9221
KARAR TARİHİ : 05.10.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıların dava dışı kooperatif ile banka arasında imzalanan sözleşmelerin müşterek ve müteselsil kefili olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle girişilen icra takibine itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuş, davalılar …, …, … borcun 5 yıl süreyle ertelendiğini, bu suretle asıl borçlu kooperatifin muaccel borcu bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, tarımsal kredi sözleşmesi, ihtarname toplanan delillere göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyaya sunulan ve davalıların imzalarını taşıyan Tarımsal Krediler İkraz Sözleşmelerinin 1 ve 2.maddelerinde iş bu sözleşmelerin eki ve ayrılmaz cüz’ü olduğu öngörülmüş ve her birinde kredi limitleri ayrı ayrı gösterilmiştir. Bu durumda 12.12.1944 tarih, 14/13 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca kefaletin geçerli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan hesabın katı ihtarı, temerrüdün gerçekleşmesi açısından önemlidir.Başka bir ifadeyle takibe girişilebilmesi için ihtarname tebliği zorunlu değildir. İhtar çekilmeden de hesabın kat edilmiş olması nedeniyle muaccel hale gelen bir kredi alacağının tahsili için takibe girişilebilmesine yasal engel bulunmamaktadır.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi dosyaya sunulan taksitlendirme sözleşmesi yönünden “Tarımsal Amaçlı Kooperatiflere Kullandırılacak Kredilere İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” hükümlerinin tartışılmaması da bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan son duruşmaya sadece davalı … vekili katılmış, diğer davalılar ile davacı vekili katılmamıştır. Bu durumda duruşmaya katılmayan davalılar yönünden HUMK.nun 409.madde uyarınca dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılması biçiminde karar oluşturulması gerekirken anılan yasa hükmü gözetilmeden bu davalılar hakkındaki davanın da esastan reddine karar verilmesi diğer bir bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 5.10 .2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.