Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7086 E. 2023/1347 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7086
KARAR NO : 2023/1347
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/334 E., 2015/224 K.
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/334 Esas, 2015/224 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine; sanık … hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’nın temyiz isteği, cezanın ertelenmesini veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istediğine, pişman olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir.
2.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık …’nın iştirakinin olup olmadığının takdiri için 04.07.2013 tarihli kolluk tutanağında isimleri geçen tutanak memurlarının tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması, sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’nın katılanın kız kardeşi, sanık …’nın da Funda’nın eşi olduğu, katılanın kardeşi olan sanık …’nın kendi kimlik bilgilerini diğer sanık …’ya verdiği, …’nın da 20.06.2013 ve 04.07.2013 tarihli trafik idari para cezası karar tutanağının katılan adına düzenlenmesini sağladığı anlaşılmıştır.
2. Emniyet Genel Müdürülüğü Bursa Kriminal Polis Labaratuvarı Müdürülüğü uzmanlık raporuna göre, tetkik konusu üzerinde yapılan incelemede, … adına atılı olan imzanın … elinden çıkmış olmasının kuvvetle mümkün ve muhtemel olarak değerlendirildiği bildirilmiştir.
3.Mahkemesince, her ne kadar iddianamede sanık …’nın sanık … ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği iddiası ile Funda’nın da ayrıca cezalandırılması talep edilmiş ise de sanık …’nın suça konu belgelerde adının ya da imzasının geçmemiş olması, tutanak görevlilerine sanık …’ın kendisini … olarak tanıttığına iştirak ettiğine dair herhangi bir delilin bulunmaması, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerine dair somut bir delilin olmaması karşısında atılı suçtan delil yetersizliğinden beraatine; sanık … hakkında katılanın şikayeti üzerine söz konusu idari para cezası tutanaklarındaki katılan adına atılan imzaların 2014/01271 sayılı uzmanlık raporuna göre 981637 sıra nolu ceza tutanağı üzerindeki imzanın sanığın elinden çıkmış olma ihtimalinin kuvvetle mümkün ve muhtemel olduğunun, diğerinin ise mukayeseye yeter düzeyde olmadığının belirtildiği, sanık …’ın samimi olarak her iki tutanak tarihinde kendi hakkında yakalama kararı olduğu için katılana ait kimlik bilgilerini kullandığını beyan ettiği anlaşıldığından mahkumiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
Suç tarihinin son trafik ceza tutanağının düzenlendiği tarih olan 04.07.2013 tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık … Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden:
Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 250 ve 251 inci maddelerindeki “Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli, 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden:
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/334 Esas ve 2015/224 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanık … Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden:
Gerekçe bölümünde (B) bölümünde açıklanan nedenle Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/334 Esas ve 2015/224 Karar saylı kararına yönelik sanık …’nın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.