Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/920 E. 2023/16388 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/920
KARAR NO : 2023/16388
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme ve 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçlarından beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanların temyiz istekleri, hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sera içerisinde alkol alıp çevreyi rahatsız eden şahısların olduğu anonsu üzerine olay yerine giden görevli polis memurları katılanlar … ve …’ın alkol alarak bağırıp çevreye rahatsızlık verdiklerini gördükleri sanıkları uyardıkları ancak sanıkların katılanlara “Burası bizim tarla istediğimizi yaparız.” diyerek sinkaflı küfür edip tekme tokat saldırdıkları, katılanların basit tıbbi müdahaleyle iyileşir nitelikte yaralandıkları, takviye ekip çağrıldığı, bir süre sonra polis memuru katılan … ve mahalle muhtarı olan tanık …’nin olay yerine geldikleri, katılan …’in de sanıklar tarafından darp edilerek basit tıbbi müdahale ile iyileşir nitelikte yaralandığı iddiası ile kamu davasının açıldığı ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanıkların istikrarlı bir şekilde suçlamayı kabul etmeyip, dosyanın tek tarafsız tanığı olup mahalle muhtarı olan tanık …’nin de sanık savunmalarını doğrular şekilde beyanda bulunması nedeniyle ortada bir şüphenin oluştuğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilerek sanıkların üzerine atılı suçları işlediklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin somut delil elde edilemediği kanaatiyle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
2. Sanıkların savunmaları tespit edilmiştir.
3. Katılanların, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu belirlenmiştir.
4. Tanık …’nin soruşturma aşamasında olay yerine sanık …’ın kendisini araması üzerine gittiğine ve kendisi gittiğinde devam eden bir olay olmadığına, takviye ekip geldiğinde ise gaz sıkılması nedeniyle etkilenip yakındaki komşusunun evine gittiğine ve daha sonra ne olduğunu bilmediğine ve kovuşturma aşamasında olay yerine geldiğinde 20 dakika kadar kaldığına, takviye ekip geldiğinde 20 tane polis olduğuna ve gaz sıkıldığına yönelik beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.
5. Katılanlar ve sanıklar …, …, …, … haklarında tanzim olunan adlî muayene raporlarıyla olay tarihinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandıkları belirlenmiştir.
6. Olay tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanık …’ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 05.03.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Katılanların soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki beyanları, katılanlar hakkında tanzim edilmiş adli muayene raporları, olay tutanağı kapsamı karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından, olay tutanağında imzası bulunan ve dosya kapsamından olaya takviye ekip olarak müdahale ettikleri anlaşılan polis memurları tanık sıfatıyla dinlenip, sanıkların savunmaları ve sanıklardan …, …, …, … hakkında tanzim edilmiş doktor raporları da gözetilerek olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilip sanıklar hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı hususu da tartışıldıktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen tanık …’nin beyanına üstünlük tanınarak eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler tesisi,
Nedenleri hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılanların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.