YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10464
KARAR NO : 2023/2291
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin bozma sonrası yapılan yargılamada duruşmadan haberdar edilmeyerek yokluğunda karar verildiği, gerekçeli kararın tebliğ edilmesi üzerine hükmü süresinde temyiz ettiği belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı
Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2016/101 Esas, 2016/627 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası, aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan adlî para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir.
2. Bu kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2020/15841 Esas, 2021/1772 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
Katılanın yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek ve katılanda meydana gelen kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesi hususunda denetime elverişli olacak şekilde rapor aldırılarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Nedeniyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3. Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2021/151 Esas, 2021/404 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası, aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 4.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan adlî para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan Tebliğname ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin kanunî süreden sonra olması nedeniyle reddine karar verilmesi görüşü ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Olay günü suça sürüklenen çocuğun, yolda yürümekte olan katılanı yanına çağırdığı, katılanın gelmemesi üzerine yanına giderek kolundan tutup kendi etrafında döndürmeye başladığı, katılanın birkaç
kez döndükten sonra baş dönmesi nedeniyle dengesini kaybederek kolunun üzerine düştüğü ve kolunda hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyen kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuğun savunması, katılanın anlatımları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
3. Bozma ilâmı sonrasında Muş Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 29.03.2021 tarihli adlî muayene raporu ile suça sürüklenen çocuğun eylemi neticesinde katılanın kolunda hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyen kemik kırığı meydana geldiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve bozma gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin bozma sonrası yapılan yargılamada duruşmadan haberdar edilmeyerek yokluğunda karar verildiği, gerekçeli kararın tebliğ edilmesi üzerine hükmü süresinde temyiz ettiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
1. Aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları ile uyumlu adlî rapor içeriği karşısında eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin ve suçun tüm yasal unsurlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde düzeltilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Bozma ilâmından önce suça sürüklenen çocuğun neticeten 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; söz konusu hükmün sadece suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınması gerektiği gözetilmeden, bozma ilâmından sonra kurulan hükümde suça sürüklenen çocuğun neticeten 4.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılması suretiyle kazanılmış hakkının ihlal edilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi kazanılmış hakkın ihlal edilmesi yönünden yerinde görüldüğünden Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2021/151 Esas, 2021/404 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince, taksitlendirmeye ilişkin fıkradan önce gelmek üzere; “Ancak ilk hüküm sadece suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum ceza miktarı açısından 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca suça sürüklenen çocuk lehine kazanılmış hak oluşturduğundan, suça
sürüklenen çocuğun cezasının 4.000,00 TL adlî para cezası olarak infaz edilmesine,” şeklinde fıkranın eklenmesi ve yine taksitlendirmeye ilişkin fıkradan “4.660,00 TL” ibaresi çıkartılarak yerine “4.000,00 TL” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.