Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/1669 E. 2006/9177 K. 05.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1669
KARAR NO : 2006/9177
KARAR TARİHİ : 05.10.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av. … gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … kurumundan 18.10.2000 tarihinde 8.000.000.000.TL. kredi aldığını ve bir taşınmazı üzerinde davalı lehine ipotek tesis ettiğini, ipotekli takip sonucu borcun ödenmesine rağmen ipoteğin fekedilmediğini ileri sürerek 31.408 DM bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tesbitine,ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevabında, ipotekli borcun ödenmesinin tüm borcun ödendiği anlamına gelmeyeceğini, davacının sözleşme konusu borcunun tamamını ödemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, ve toplanan delillere göre davalının takip tarihi itibariyle 6.521.95 Euro alacağı bulunduğu, 11.625 Euro üzerinden başlatılan takibin kısmen haksız olduğu gerekçesiyle davacının 2003/2354 sayılı takipten dolayı davalıya 5103,05 Euro borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının bütün, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Menfi tesbit davasının davacı borçlu lehine sonuçlanması halinde borçlu lehine tazminata karar verilebilmesi için borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Alacaklı takibinde kısmen haksız ise de kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının bütün, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.