YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4510
KARAR NO : 2023/2178
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/117 E., 2016/80 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2014/117 Esas, 2016/80 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın sübut bulan 5809 sayılı yasaya muhalefetten mahkumiyetine kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın, katılan …’ın kimlik bilgilerini kullanarak 0 531 (…) (…) (..) numaralı GSM hattına ilişkin abonelik sözleşmesi düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda sanığın eyleminin hüküm tarihinden önce 13.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren, 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanun’un 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki “kişinin bilgi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesis işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılmaz veya yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlemek evrakta değişiklik yapılamaz ve bulanlar kullanılamaz” ve beşinci fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri gereğince, özel hüküm niteliğinde bulunan ve sanık lehine olan 5809 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede, sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçuna ilişkin olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 05.03.2015 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2014/117 Esas, 2016/80 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.