Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/71 E. 2023/1817 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/71
KARAR NO : 2023/1817
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2018 tarihli ve 2017/219 Esas, 2018/363 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (d) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.12.2018 tarihli ve 2018/1405 Esas, 2018/2650 Karar sayılı kararları ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (d) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 12 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliyesi Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının katılan vekili, sanık müdafii ve BAM Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2021/2768 Esas, 2021/7638 Karar sayılı kararı ile özetle yetersiz adlî raporun hükme esas alınması ve koşulları oluşmadığı hâlde sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği indirim yapılması nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2021/1570 Esas, 2022/1611 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında belirlenen ceza miktarının eksik olduğuna,
2. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında belirlenen ceza miktarının fazla olduğuna,
2. Sanığın kullandığı bira şişesinin silah niteliğinin bulunmadığına,
3. Sanığın haksız tahrik altında atılı suçu işlediğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü sanık arkadaşları ile alkol alırken katılanın da yanlarına geldiği, sanık ile arkadaşlarının aralarında küfürlü konuşmalarından rahatsız olup bu rahatsızlığını da bildirdiği, sanığın buna tepki gösterdiği, katılan ile birlikte yürümeye başladığı, on metre kadar uzaklaştıktan sonra sanığın bir anda katılanın yüzüne bira şişesi ile vurarak yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın suçlamayı kabul ettiği tespit edilmiştir.

3. Katılanın aşamalarda değişmeyen birbirleri ile uyumlu istikrarlı anlatımlarda bulunduğu belirlenmiştir.

4. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı gereği Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan, 10 Eylül 2021 tarihli adlî muayene raporunda özetle; göz küresi, alt ve üst göz kapağı ve kaşı da içeren alanda en az 1 cm derinliğinde kesilmiş alan şeklinde tarif edilen ve kişide sol gözde göz kapağı ve skleral lezyonlara neden olan yaralanmasının, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, yüzünde sabit ize neden olduğu, sol gözde tam görme kaybının organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu görüşünün bildirildiği belirlenmekle anılan yerden alınan 16 Şubat 2022 tarihinde düzenlenen ek adlî muayene raporunda tespit edilen yaralanmanın kişinin yüzünde sabit iz niteliğinde olup ancak yüzün daimi değişikliği niteliğinde olmadığı kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.

5. Tanıklar … ., …, … , … nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.

6. Bölge Adliye Mahkemesince, Hukukî süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Ceza Miktarına Yönelen Temyiz Sebepleri
Sanığın eylemi neticesinde katılanın yüzünde sabit iz oluşması, sol gözünün işlevinin yitirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan birden fazla nitelikli hâl ihlâline neden olduğu olayda, Bölge Adliye Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında “…bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklindeki hüküm karşısında temel cezanın “2 yıl” hapis cezası olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden ve bundan sonra yapılan (2) kat artırımın kanunî artırım oranı olması nedeniyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılan Vekilinin Takdirî İndirime Yönelen Temyiz Sebebi
Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümde, “Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki saygılı davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri…” şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği, Mahkemenin takdir yetkisinin cezanın bireysel caydırıcılığı fonksiyonu dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık Müdafiinin Silah Artırımına Yönelen Temyiz Sebebi
Sanığın eylemini 5237 sayılı Kanun’un, “Tanımlar” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin dördüncü cümlesinde yer alan; “Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,” kapsamında silahtan sayılan bira şişesi ile gerçekleştirdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Sanık Müdafiinin Haksız Tahrike Yönelen Temyiz Sebebi
Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı bozma ilâmı gereği sanığın soruşturma aşamasındaki savunmaları, katılan ve tanık beyanlarına göre, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden herhangi bir söz veya davranış bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2021/1570 Esas, 2022/1611 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gediz Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.