YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6061
KARAR NO : 2023/16392
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında;
1. Katılan …’ye yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Katılan …’ye yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, Mahkemenin usul ve hukuka aykırı olarak cezalandırılmasına karar verdiğine, son olayda yanında tanıkları olduğuna, davayı açanın kendisi olduğuna, mağdurken haksız yargılandığı için cezayı kendisinin aldığına, beraatine karar verilmesini istediğine, vesair, yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1 Sanığın katılan …’ye ” Amk ne manyak sapık karısın, amk sapıkları. ” ve katılan …’ye “Ulan şerefsiz dölü, piç kurusu, deyyus köpek.” ve “O… çıkardığı pezevenk.” şeklinde mesajlar atmak suretiyle üzerine atılı hakaret suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Katılanların her aşamada oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanık hakkında katılan …’ye yönelik hakaret ve katılan …’ye yönelik hakaretle 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde düzenlenen tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, soruşturma aşamasında taraflara uzlaşma teklifi yapılmış ise de, bu tarihte atılı katılan …’ye yönelik tehdit suçu uzlaşma kapsamında olmadığından soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunun anlaşılması, ancak yapılan yargılama neticesinde sanığın tehdit suçundan beraat etmesi ve 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesine “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmiş olması dolayısıyla uzlaşma kapsamında kalan katılanlara yönelik hakaret suçu açısından 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca, aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Kabule göre ise;
a. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı kişiye karşı suçun birden fazla kez işlenmesi gerekli olup, somut olayda, sanığın katılan …’ye yönelik hakaret eylemlerini aynı gün içinde peş peşe mesajlar göndererek gerçekleştirdiği ve mesajlar arasında çok kısa zaman aralığının bulunduğunun anlaşılması karşısında, aynı eylemin devamı niteliğindeki mesajlarından dolayı sanık hakkında katılan …’ye yönelik hakaret suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayini,
b. Sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetindeki 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre, uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, sözü edilen suçtan mahkumiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve bu doğrultuda seçimlik ceza öngören hakaret suçunda temel ceza olarak hapis ya da adli para cezasından hangisinin tercih edildiği denetime olanak verecek biçimde kararda gösterilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
c. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesiyle 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.