YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14176
KARAR NO : 2009/16392
KARAR TARİHİ : 09.11.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 173 ada 1 parsel sayılı 12354,31 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetiği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi gereken yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin tarla niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1990 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın kadastro paftası ve orman kadastro haritasındaki konumuna göre komşu ve çamlık ve meşelik niteliği ile Hazine adına tesbit edilen 173 ada 2 sayılı parsele birlikte 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve orman kadastrosunun uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi kapsamında dört tarafı orman ile çevrili orman içi açıklık konumunda bulunduğu, H.G.K.’nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi bu tür yerler kesinleşen orman kadastrosu dışında kalsa bile zilyetlikle kazanılamayacağından, özel mülk olarak tapuya tescil edilemeyeceği ancak Orman Yönetiminin davada taraf olmadığı, Hazine tarafından her zaman taşınmazın orman olarak orman genel müdürlüğüne tahsis edilebileceği yada 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince orman sınırları içine alınabileceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09.11.2009 günü oybirliği ile karar verildi.