Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2017/2418 E. 2017/1495 K. 16.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2418
KARAR NO : 2017/1495
KARAR TARİHİ : 16.02.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresinde , davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili,müvekkilinin 06 AJ 7809 plaka sayılı aracın maliki olduğunu ve 14.02.2013 tarihli protokole istinaden davalı tarafa kiraya verildiğini, davalının araç ile kaza yaptığını, araçta meydana gelen zarardan davalı tarafın sorumlu olduğunu, her ne kadar müvekkilin bir kısım zararı sigorta tarafından karşılanmış ise de, bakiye 9.000 TL zararının bulunduğunu, belirtilen miktarın tahsili hususunda, davalı taraf aleyhine … 17. İcra Dairesi’nin 2013/12785 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yaptıklarını, tarafına ödeme emri tebliğ edilen borçlunun süresi içinde takibe ve borca itirazı sonucu icra takibinin durduğunu, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve yersiz olduğunu bu nedenle davalı borçlu tarafın icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve davalı borçlu tarafın % 20 oranından aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, Tüketici Mahkemesi’nin görevli olduğu belirtilerek 4077 sayılı Kanunun 1, 2, 3/k, l , 23, 83/2 ve HMK.nun 1, 114/c, 115/2 ve 20. maddeleri gereğince Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Somut olayda, uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Dava, 20/05/2015 tarihinde 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re’sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek Tüketici Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.