Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2017/3179 E. 2017/1970 K. 23.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3179
KARAR NO : 2017/1970
KARAR TARİHİ : 23.02.2017

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali ve tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili ; davalının müvekkiline ait taşınmazda 01.12.2008 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, davalının kira borcunu ödememesi nedeniyle davalı aleyhinde Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2013/3293 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının borca itiraz ederek takibi durduğunu ve otuz günlük yasal süre içinde de ödeme yapmadığını , borçulunun itirazının haksız olduğunu ancak itirazın iptaline konu alacak miktarının takipte talep edilen miktarın tamamı olmadığını zira 2013 yılında yeni bir kira sözleşmesi yapıldığı bilgisinin müvekkilince, tarafına takip açıldıktan sonra verildiğini ve bu kira sözleşmesinden kaynaklı alacağa ilişkin ayrı bir takip yapılacağını; Ödenmeyen kira bedelinin 2009 Kasım ayı bakiyesi 100 TL ile aylık 675 TL’den 2009 Aralık ila 2012 Aralık 37 aylık 24.975 TL olduğunu, sadece bu aylara ilişkin kira bedellerini işbu davaya konu ettiklerini beyanla itirazın iptaline , davalının %20 ‘den az olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ;davacı ile müvekkili arasındaki ilişkinin yanızca kira ilişkisi olmadığını , müvekkilinin 1996-2010 yılları arasında davacının yetkilisi olduğu … Gıda Mad….Ltd.Şti ne ait işyerinde sigortalı işçi olarak çalıştığını; Davacının, müvekkiline, dava konusu evi lojman olarak tahsis ederek çalıştığı süre boyunca da bu lojman yardım olarak kira bedelini maaşından kestiğini, takibe dayanak 01.12.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin buna ilişkin bir sözleşme olup müvekkilinin çalıştığı süre boyunca bu kira sözleşmesinin gereği olan kira bedelinin maaşından kesinti yapılması suretiyle ödediğini ; 15.01.2013 tarihinde tarafların bir araya gelerek , yeni bir kira sözleşmesi akdettiklerini ve her ne kadar iş ilişkileri devam etmiyor ise de kira ilişkilerini sürdürmeye karar verdiklerini,davacının kira bedelini müvekkilinin maaşından kesmiş olmasına rağmen tekrar takibe koyarak mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını; Takibe dayanak kira sözleşmesinin , taraflar arasında yeni tarihli bir kira sözleşmesi akdedilmiş olması nedeniyle geçersiz olduğunu ve yeni yapılan sözleşme ile eski borçların ödenmiş olduğunun kabul edilebileceğini, davacının yeni sözleşmeye ilişkin , bu dava kapsamında bir talepte bulunmadığına göre davanın tümden reddi gerekeceğini , kira bedelinin 675 TL olmadığını; Ekte sunulan,müvekkili adına kesilmiş ve kira bedeli karşılığı verilen 05.08.2011 ve 22.08.2011 tarihli iki adet para makbuzunun , önceki aylara ait kira bedellerinin ödendiği anlamına geldiğini ,bu belgelern davacının mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığının da kanıtı olduğunu beyanla davanın reddine ve takip miktarının % 20 ‘sinden aşağı olmamak üzere davacının icra tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece ,davanın kısmen kabulü ile Bodrum 2. İcra Dairesinin 2013/3293 E sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaliyle takibin 16.750-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ; Konusuz kalan tahliye talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;Taraflar arasında düzenlenen takibe dayanak 01.12.2008 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz konut olarak kiraya verilmiş olup kira sözleşmesinde aylık 450 TL kira bedeli ve yıllık %50 oranında artış öngörülmüştür. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun yürürlüge girdiği 01.07.2012 tarihine kadar sözleşmedeki artış şartı geçerli olup tarafları bağlar. Bu durumda talep edilen aylık kira bedelinin 01.07.2012 tarihine kadar olan aylara ilişkin sözleşmede kararlaştırılan artış şartına uygun olarak tespit edilmesi bu tarihten sonraki kira bedelinin ise TBK’nun 344.maddesi hükmü esas alınarak üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla hesaplanarak alacak miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken kira alacağının artış şartı uygulanmadan hesaplanması doğru olmamıştır.
3-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;Davalı tarafından ibraz edilen 1.000 TL kira bedeli ödendiğine ilişkin 05.08.2011 tarihli para makbuzu ile herhangi bir açıklama yapılmaksızın 500 TL ödendiğine ilişkin 22.08.2011 tarihli para makbuzu üzerinde durularak davacının beyanı alınıp, ödemelerin talebe konu döneme ait kira bedellerine ilişkin olduğunun tespiti halinde, alacaktan mahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmeside doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına , üçüncü bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.