Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/15183 E. 2009/16161 K. 02.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15183
KARAR NO : 2009/16161
KARAR TARİHİ : 02.11.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Yörede 2004 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 102 ada 202 parsel sayılı 3836 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile Ocak 1962 tarih 57 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak davalı adına tespit edilmiş, Orman Yönetimi tarafından taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile açılan dava sonucunda davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş ve kararın Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03/04/2007 tarih, 2007/1786-4419 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “karar dayanağı bilirkişi raporunda yörede 1971 ve 1979 yıllarında iki ayrı orman kadastrosunun yapıldığından söz edilmesine rağmen bu çalışmalara ait işe başlama, devam, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile haritalarının bulunmaması nedeniyle raporun denetlenemediği, bilirkişi tarafından hangi çalışmaya ait olduğu anlaşılmayan tahdit haritası üzerine taşınmazın basit krokisinin çizildiği, geniş çevresindeki komşularıyla beraber kesinleşen orman kadastrosu ile irtibatının gösterir kroki düzenlenmemesi nedeniyle de raporun yetersiz olduğu açıklandıktan sonra kesinleşen orman kadastro çalışmalarına ait tüm tutanak ve haritaların eksiksiz biçimde getirilmesi, bu belgelerin yerinde yöntemince uygulanması taşınmazın kesinleşen orman kadastrosuna göre durumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama soucunda davanın reddi ile taşınmazın tespit gibi davalı adına tescili yolunda kurulan hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk kez 1971 yılında seri bazında orman kadastrosu yapılmış, sonuçları 12/05/1972 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra, evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile henüz sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 2. Madde uygulamaları yapılmış, 05/12/1980 tarihinde 1992 yılında yapılan 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ise 06/04/1994 tarihinde ilan edilmiş ve kesinleşmişlerdir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bilirkişilerce düzenlenen raporda çekişmeli parselin tamamının orman kadastro sınırları dışında kaldığı belirtilmiş; mahkemece bu rapor doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Ancak dosyada yer alan tahdit haritasında çekişmeli taşınmazı ilgilendiren orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik yoktur. Bilirkişilerce 1979 yılında yapılan ilk orman kadastrosu değil, daha sonra 1992 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre düzenlenen haritanın esas alınarak rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dairenin iade kararı üzerine düzenlenen kroki de aynı özelliği taşımaktadır. Oysa aplikasyon işlemi yeni bir kadastro işlemi olmayıp, kesinleşen orman kadastrosunda yazılı orman sınır noktalarının yenilenmesi, başka anlatımla güncelleştirilmesinden ibarettir.
Orman bilirkişisince orman kadastrosu ve aplikasyon tutanakları gerektiği gibi uygulanıp, denetlenmeden haritalar uygulanmak suretiyle çekişmeli parselin konumunun gösterilmesi suretiyle yapılan uygulama yöntemine uygun değildir.
Orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon harita ve tutanaklarının birbiri ile çelişmesi halinde orman kadastro haritası ve aplikasyon haritalarına değil, ilk orman kadastrosuna ait tutanaklarda tarif edilen orman sınır noktaları ve tutanaklarda yazılı sınırlara değer verilerek orman sınırlarının belirlenmesi gerekir.
Çekişmeli taşınmaz Ocak 1962 Tarih, 57 numaralı tapu kaydı uygulanmak suretiyle tespit edilmiş; Hazine kaydın değişir sınırlı olduğu, miktarı ile geçerli kayıt niteliği taşıdığı, miktar fazlasının ormandan kazanıldığı ve bu tür yerlerin kazandırıcı zaman aşımı yoluyla elde edilemeyeceğini ileri sürerek kayıt miktar fazlasının orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. 1771 Sayılı Yasa gereğince oluşturulan bu kayıt batı sınırı itibarıyla koruluk okumakta; bu sınır eylemli olarak da Ayazma Devlet Ormanına bitişik bulunmaktadır. Tapu kaydının miktarı 7362m2 olup çekişmeli parsel ile diğer revizyonu olan 203 sayılı parselin toplam yüzölçümü nazara alındığında 443m2 miktar aşımı söz konusudur. Tapu kayıtları tutunanın lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil eder. Miktar fazlası olan bu kesim hem tapu kaydı sınırının orman okuması, hem de taşınmazın eylemli biçimde ormana sınır olması nedeniyle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden değildir. Bu nedenle mahkemece serbest orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisi ile yerel bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılarak 1979 yılı orman kadastro tutanaklarında, keza daha sonra yapılan aplikasyon tutanaklarında sözü edilen tepelerdeki nirengi noktaları, dere ve yolların kesişme noktaları, mevki isimleri, bu tutanaklarda tarif edilen kişilere ait tarlaların o tarihteki sınırları ve bu tarlaların birleştiği köşe noktaları gibi sabit noktalar yerel bilirkişi aracılığıyla saptanmalı ve tutanakta isimleri yazılı kişilere ait tarlaların arazi kadastrosunda kim ya da kimler adına, kaç numaralı parsel olarak tespit edildiği de belirlenerek, o parsellere ait tutanak örnekleri getirtilip bilirkişi sözleri denetlenmeli; 1979 yılına ait orman kadastrosu ile aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin harita ve tutanaklar ile arazi kadastro paftaları 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılacak orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesine göre çıkarılan teknik izah namede tarif edilen yöntemle değişik açı ve uzaklıktaki en az 15-20 adet orman sınır noktasını gösterir şekilde çekişmeli parsele ve bu parselin geniş çevresine uygulanmalı; zeminde bulunmayan orman sınır noktaları bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi ismi ile açı ve mesafelere göre birer birer bulunup yerleri arazi kadastro paftası üzerinde işaretlenmeli; uygulamalarda 1979 yılı orman kadastro harita ve tutanakları ile, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması harita ve tutanaklarına göre belirlenmeli; bu haritalar aynı ölçekte birleştirilerek her bir uygulama farklı renkte kalemlerle gösterilmeli, aynı ya da yakın hatlarda bulunan dava konusu parseller aynı harita üzerine işlenerek müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalıdır. İlk orman kadastro harita ve tutanaklarının, aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanakları ile çelişkili olduğunun belirlenmesi halinde, tutanakların düzenlenmesinde esas alınan hava fotoğrafları ve memleket haritası ile desteklenen ilk orman kadastro tutanaklarındaki sınırlara değer verilmesi gerektiği düşünülmelidir.
Bundan ayrı davacı tarafın dayandığı Ocak 1962 tarih 57 numaralı tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı belirlenmelidir. 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince gayri sabit hudutlu kayıtlar miktarları ile geçerli olup, aynı yasanın 21/1. maddesinde “kayıt ve belgelerde miktara itibar edilmesi gerektiği hallerde kayıt ve belgeler değişebilen ve genişletilmeye elverişli sınırı ihtiva ediyorsa miktar fazlası o taraftan ifraz edilir” denmektedir. Çekişmeli taşınmaz batı huduttan Ayazma Devlet Ormanlarına bitişiktir. Bu nedenle kayıt miktarının belirlenmesi, miktar fazlasının sınırda bulunan ormana el atmak suretiyle kazanıldığının kabul edilmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gereklidir. Değinilen yönler gözetilmeksizin kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 02/11/2009 günü oybirliği ile karar verildi.