Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/2224 E. 2022/6492 K. 29.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2224
KARAR NO : 2022/6492
KARAR TARİHİ : 29.09.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 26.03.2019 tarih ve 2018/712 E- 2019/302 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.12.2020 tarih ve 2019/804 E- 2020/1201 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının “balaban” ibaresini “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” sınıfında, 2005/13943 tescil numarası ile haksız olarak adına tescil ettirdiğini, marka tescilini kötüye kullanan davalının müvekkiline ihtarname göndererek, müvekkilinin “balaban” ibareli kullanımlarını sonlandırmasını istediğini, oysa “balaban” ibaresinin, özellikle yiyecek ve içecek sektöründe ayırt edici niteliğe sahip olmadığı gibi ilgili sektörde herkesçe kullanılan, kimsenin tekeline bırakılamayacak bir ibare olduğunu, aynı zamanda bir kebap/köfte türünün adı olarak kullanıldığını, dolayısıyla 6769 sayılı SMK ve 556 sayılı KHK hükümleri çerçevesinde “balaban” ibaresinin marka olarak tescil edilebilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2005/13943 sayılı, “balaban” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilin marka tescilinden doğan haklarına açıkça tecavüz ettiğini, “balaban” ibaresinin bir kebap çeşidi olmadığını, bu ibarenin müvekkili ve ailesi tarafından uzun yıllardır marka olarak kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2005/13943 sayılı “BALABAN” ibareli markanın, tescil kapsamında bulunan 43. sınıf hizmetler yönünden ayırt edici niteliğe sahip olduğu, 6769 sayılı SMK’nun 5/1-c maddesi kapsamında cins, çeşit belirten bir ibare olmadığı gibi herkes tarafından kullanılan bir ibare de bulunmadığı, somut olayda hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davalı adına tescilli 2005/13943 sayılı ve “Balaban” unsurlu markanın, belirli yemek türleri ve bu yemeklerin servis edildiği restoran hizmetleri yönünden marka olabilecek işaretlerden olup olmadığı, türün adı haline gelip gelmediği ve bu sebeple hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
Davacı “Balaban” ibaresinin belirli bir kebap türünü ifade ettiğine dair çok sayıda delil sunmuştur. Bu durumda azımsanmayacak sayıda bir tüketici kitlesinin bu ibareyi marka tescil tarihinden önceki dönemde belli bir yemek türü yönünden tanımlayıcı olarak görüp görmedikleri ya da daha sonra türün adı haline gelip gelmediği hususları araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, Mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.