Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/15951 E. 2023/1054 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15951
KARAR NO : 2023/1054
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2020/256 Esas, 2021/107 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2021/541 Esas, 2021/524 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Aramanın ve yazılı arama emrinin hukuka aykırı olduğuna,

3. Sanığın gözaltına alınmadan önce ve gözaltında darp edildiğine,

4. Eylemin sabit olmadığına, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğuna,

5. “Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,

6. Ev aramasına ilişkin kamera kayıtları getirtilmeden eksik araştırma ile karar verildiğine,

7. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın ismine, ikamet adresine ve kullandığı aracın plakasına ilişkin istihbari bilgi üzerine, olay tarihinde ikamet adresi çevresinde yapılan fiziki takipte, ikametten çıkarak plakası bildirilen araçla hareket eden sanığın, aracı park etmesi üzerine yanına gidildiğinde, aracın dışarıdan gözle görülür yerlerinden olan şoför koltuğu üzerinde poşet içinde daralı 940 gram esrar ve vites önünde 1 adet kağıda sarılı daralı 3,4 gram toz kokainin ele geçtiği; yazılı arama emrine istinaden sanığın ikametinde yapılan aramada mutfakta 10 adet poşet içinde daralı 8.920 gram esrar ve bir adet hassas terazi ile banyo dolabı içinde daralı 460 gram toz kokainin ele geçtiği olayda, istihbari bilgi doğrultusunda fiziki takip yapılması, sanığın evinde ve aracında kişisel kullanım miktarının çok üzerinde çeşitlilik arz eden uyuşturucu maddeler ve üzerinde uyuşturucu madde bulaşığı bulunan hassas terazinin ele geçmesi, evde bulunan uyuşturucu maddelerin sarılı olduğu materyaller üzerinde sanığa ait parmak izlerinin tespit edilmesi, sanık ve kolluk görevlileri arasında iftira atılmasını gerektirir bir husumetin tespit edilememesi, işkence ve kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin rapor ve suç duyurusunun bulunmaması, sanığın Sulh Ceza Hakimliğindeki savunmasında ele geçen uyuşturucu miktarı ve çeşitliliğine itiraz etmemesi, emniyette baskı ve işkence gördüğüne ilişkin iddiada bulunmaması, tutanak mümzii tanıklar Ahmet ve İdris ile aramaya hazirun olarak katılan tanık Ahmet Şükrü’nün beyanlarından, ikamet aramasının hazirun eşliğinde hukuka uygun şekilde yapıldığının anlaşılması karşısında, sanığın maddi delillerle örtüşmeyen suçtan kurtulmaya yönelik çelişkili savunmalarına itibar edilmediği, binaya ait kamera kayıtlarının incelenmesine ilişkin talebin dosyaya yenilik katmayacağından ara karar ile reddedildiği, eylemin “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu oluşturduğu, ele geçen uyuşturucu maddenin çeşitliliği ve miktarına, suçun işleniş şekline, suç konusunun önem ve değerine, meydana gelen zarar ve tehlike ile kasta dayalı kusurun ağırlığına göre temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığı, suça konu uyuşturucu maddelerin bir kısmının “kokain” olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca artırım uygulandığı, sanığın duruşmadaki hal ve tavırları nedeniyle hakkında aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim yapıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun sübutuna, vasfına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, aramada hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, sanığın gözaltına alınmadan önce ve gözaltında darp iddiasına ilişkin suç duyurusu veya adli rapor bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik olmadığı; hakkında soyut

istihbari bilgi bulunan sanığın kimlik bilgilerinin tespiti ve fiziki takibi sonrası kullandığı araçta uyuşturucu maddelerle mesai saatleri dışında yakalanmasının ardından, ikamet araması için gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında nöbetçi Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrinin hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2021/541 Esas, 2021/524 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.