YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7103
KARAR NO : 2022/11860
KARAR TARİHİ : 10.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce başvurunun kabulüne dair karara karşı taraflar vekillerince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 20/03/2019 tarih, 2019/İHK-2528 sayılı itirazların reddine dair kararın süresi içinde davalı …. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 26/04/2018 tarihinde, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ve davalı Neovo Sigorta Şirketine trafik sigortalı aracın, davalı … şirketine trafik sigortalı araçla karıştığı çift taraflı trafik kazasında yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 80,00 TL sürekli işgöremezlik, 80,00 TL geçici işgöremezlik ve 40,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 200,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini bila tarihli dilekçesi ile 9.406,33 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 215.197,57 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 7.803,22 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 232.407,12 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar vekilleri; başvurunun reddini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kabulü ile 232.407,12 TL maddi tazminatın 18/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davalılar vekillerince itiraz edilmesi üzerine davalılar vekillerinin itirazlarının reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı …. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle cismani zararın tazmini istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik’i, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik’i, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan İstanbul Gaziosmanpaşa Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 26/04/2018 tarihli raporunda davacının kazadan kaynaklı sürekli maluliyet oranının % 40 olduğu tespit edilmiştir. Anılan raporun hangi yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı anlaşılamamakta olup, hükme esas alınması mümkün değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacıya ait dosyada mevcut raporlar da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, rapor alınıp, sonucuna göre, temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre, Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete’de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinde “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı …. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …..’ye geri verilmesine 10/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.