YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9063
KARAR NO : 2009/11309
KARAR TARİHİ : 06.07.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … , tapu kaydına dayanarak yörede 10/10/1996 tarihinde ilk kez yapılan ve 30/09/2002 – 30/03/2003 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında … Köyü, … mevkiindeki 247 parsel sayılı taşınmazın kısmen orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 19/09/2008 tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen 1146.50 m2’lik kısım yönünden davanın reddine, (B)= 15240.41 m2’lik kısım yönünden davanın kabulü ile bu kısımda yapılan orman kadastrosunun iptaline ve davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
1) Davacının dava konusu 247 parselin, krokide (A) harfi ile gösterilen bölüme yönelik temyiz itirazları bakımından; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın, kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde olup, halen üzerinde Kızılçam Ormanı bulunduğu ve eylemli orman olduğu saptandığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava konusu taşınmazın krokide (B) harfi ile gösterilen kısmına yönelik, davacı, Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş tahdit haritasına ve resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılarak yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı, Hazine ve Orman Yönetiminin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak, davanın niteliği gereği sadece orman sınırı dışına çıkarılması kararı verilmesi gerekirken, zaten davacı adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın tekrar davacı adına tesciline karar verilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 3. bendinin sonunda yer alan “..ve davacı adına tapuya tesciline” kelimeleri kaldırılarak bunun yerine, “….ve taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına” kelimelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacı … ile davalı … Yönetimine ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 06/07/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.