YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5430
KARAR NO : 2023/182
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ :… Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile dava dışı …arasında gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, …’ın yüklendiği işlerin bir kısmını davalıya devrettiğini, davacı ile davalı arasında hukuki ve fiili ilişki bulunmadığı hâlde davalının davacının imzasını içerdiğini ileri sürdüğü açık senetle para talebinde bulunduğunu, senedin icra dosyasına konu edildiğini, davacının yaptığı itirazın Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesince geçici olarak kaldırıldığını, gerçekte davacı tarafından düzenlenip davalıya verilmiş bir senedin bulunmadığını, takibe konu belge üzerindeki yazı ve imzaların davacının eli mahsulü olmadığını, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek takibe konu senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve davalının haksız ve kötü niyetli olarak takip yürütmüş olması nedeniyle senet miktarının %20’si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; takibe konu senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunu, davacı ile …arasındaki sözleşme nedeniyle düzenlenip sözleşmeye konu işin kendisi tarafından yapılması üzerine yükleniciye verilmesi gereken daireler kendisine verilmediğinden teminat amaçlı düzenlenen senedin takibe konu edildiğini, davacının talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve diğer arsa maliklerinin dava dışı …ile yaptıkları sözleşme esnasında teminat olarak düzenlenen senedin yüklenici tarafından davalıya verildiği, davalı tarafından teminat senedinin davacı aleyhine takibe konu edildiği, savcılığa yapılan suç duyurusu sonucu davalı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, savcılık tarafından yaptırılan inceleme sonucu dava konusu senet altındaki imzanın …’ın eli ürünü olabileceğinin değerlendirildiği, Mahkemece aldırılan raporda ise senetteki imzaların …’ın elinden çıktığının belirtildiği, davacı ile davalı arasında borç doğurucu hukuki ilişki bulunmadığının ileri sürüldüğü, davacının taraf olduğu …ile yapılan sözleşme konusu işin davalıya devredildiğinin davacı tarafından kabul edilmesi, taraflar arasında fiilen hukuki ilişkinin bulunduğu ve dava konusu senedin …ile yapılan sözleşme sırasında düzenlenen teminat amaçlı senet olduğu, davacı dışındaki kişilerce senedin yazılı bölümünün doldurulmasının sahtecilik olarak değerlendirilemeyeceği ve senet altındaki imzanın davacının eli ürünü olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu senet üzerindeki imza ve yazının müvekkili eli ürünü olmadığının belirtilmesine karşın yazı incelemesi yapılmadığını, imza incelemesinin ise tek bilirkişiden alınan rapor ile yetinildiğini, incelemenin yetersiz olduğunu, davalının benzer eylemlerinden ötürü mahkumiyetinin bulunduğunu, bu hususların Mahkemece dikkate alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sahtelik iddiasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 211 inci maddesi hükmüne uygun usulde araştırılmış olduğu, takibe konu bonodaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun usulüne uygun olarak yapılan inceleme neticesinde belirlendiği, yine davacının senet üzerindeki yazılara yönelik itirazın ise aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiği iddiasının yazılı delil ile ispat edilemediği, dolayısıyla İlk Derece Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Tek rapor ile hüküm kurulduğunu ve imza mukayesesinde düzenleme şeklindeki belgelere itibar edildiğini, halbuki müvekkilinin okuma-yazma bilmediğini, senetteki yazı ve imzaların davacı müvekkiline ait olmadığını, sahtecilik iddiaları yönünden mutlaka Adli Tıp Kurumu’ndan heyet raporu alınması gerektiğini,
2.Okuma yazma bilmeyen bir kimsenin basit yapılı kullandığı imzanın çok kolay taklit edilebileceğini, senetteki imza ile mukayese belgelerdeki imzanın ciddi farklılık arz ettiğini, senetteki imzanın muntazam olarak eli kalem tutan biri tarafından atıldığını, mukayese imzaların ise gelişi güzel ve gerçekten okuma yazma bilmeyen biri tarafından atıldığının anlaşılır şekilde görüldüğünü,
3.Senet üzerindeki yazılara yönelik olarak da sahtecilik iddiaları olmasına rağmen Mahkemece yalnız imza yönünden inceleme yapıldığını, halbuki yazıların da davacı müvekkili eli ürünü olmadığını, zira okuma yazması bulunmadığını,
4.Aynı dönemdeki bir başka olayda Adli Tıp Kurumu tarafından senetteki imzanın davalı … eli ürünü olduğu sonucuna varılarak savcılık makamınca iddianame düzenlenip cezai takibata başlanıldığını, davalının adli sicil kaydında resmi belgede sahtecilik suçundan birçok kaydı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi kapsamında, davacının kambiyo senedine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince alınan raporda senetteki imzanın davacı eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafından davalı aleyhine resmi evrakta sahtecilik suçlaması ile başlatılan soruşturma kapsamında alınan raporda ise, senetteki imzanın davacı eli ürünü olması mümkün ve muhtemel olarak değerlendirilmekle birlikte, … yazılarının davacı eli ürünü olmadığı, yazı ile imzanın aynı mavi kalemden çıktığı tespit edilmiştir. Davacı vekili ise müvekkilinin okuma yazması bulunmadığını, basit yapılı bir imzanın herkesçe taklit edilebileceği ve yazının da imzanın da kesinlikle müvekkiline ait olmadığını savunmaktadır. Bu durumda, kesin olmayan tespitler ve iki rapor arasındaki çelişki nedeniyle davacı yanın itirazı doğrultusunda imza incelemesi yapılması için senedin tetkik edilmek üzere Adli Tıp Kurumu’nun ilgili ihtisas dairesine gönderilmesi gerekmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.