YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14569
KARAR NO : 2008/339
KARAR TARİHİ : 17.01.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 28.01.2004 günlü dilekçesinde … Köyü 702, 703 ve 704 parsel sayılı taşınmazların orman sınırı dışına çıkarılan yer olarak Hazine adına tescil edildiğini, bu yerlerin 50 yıldır zilyetliğinde olduğunu belirterek,tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuş, Mahkemenin dava konusu yerlerin orman dışına çıkarılan yerlerden olup, bu işlemin idari nitelikte olduğu, davaya idari yargıda bırakılması gerektiği gerekçeleri ile verdiği görevsizlik kararı, davacının temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05.10.2004 gün ve 2004/9449-9757 sayılı kararıyla “dava konusu taşınmazların tapuda Hazine adına kayıtlı olduğu, davacının genel hükümlere göre tapu iptal tescil isteminde bulunduğu, mahkemenin, davayı 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılması istemi olarak kabul …, idari yargının görevli olduğu yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığı, eldeki davaya tapu iptali ve tescil davası olarak bakılıp işin esasına girilerek tarafların delillerinin toplanmasından sonra bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uygularak yapılan yargılama sonunda davanın hak düşürücü sure nedeniyle reddine karar verilmiş hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1975 yılında yapılıp kesinleşen 6831 Sayılı Yasa ile değişik 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile 1983 yılında yapılan genel arazi kadastrosu bulunduğu, 702, 703 ve 704 sayılı parsellerin 458 parselin ifrazı sonucu oluştuğu, bu parselin de Hazine adına kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve … tarafından açılan orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulamasına itiraz davasının açılmamış sayılmasına ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.01.2004 gün ve 2001/352-4 sayılı kararının eki kroki ile kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu Orman Bilirkişisi … … tarafından düzenlenen raporla, çekişmeli 702, 703 ve 704 sayılı parsellerin ifrazen geldisi 458 sayılı parselin 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken 1975 yılında 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılarak Hazine adına 458 parsel sayısı ile 19.07.1984 tarihinde 3402 Sayılı Yasanın 46/2 maddesi gereğince tapuya tescil edildiği, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki yerlerde sürdürülen zilyetlik suç teşkil edeceğinden zilyet yararına hukuki sonuç doğuramayacağı, yine 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı
Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, 1744, 2896 ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. ve 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı gibi, taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarma işleminden sonra Hazine adına tapuya kayıt edildiği tarihe kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin geçmediği belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/01/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.