Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/5043 E. 2006/11289 K. 28.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5043
KARAR NO : 2006/11289
KARAR TARİHİ : 28.11.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit-çek iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili Ayvalıkta tatilde iken 7 adet boş çekleri düşürdüğünü, karakola müracaatını yaptığını, bu arada çek yapraklarının sahte olarak doldurularak bankaya ibraz edildiğini ileri sürmüş ve sahte çek yapraklarının ve muhtemel icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 24.9.2000 keşide tarihli 1.147.000.000.TL: bedeli çeki alacağına karşılık dava dışı … satın aldığını, bu kişinin de çeki … Tatar’dan aldığını davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsili gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece kaybedilen çeklerle ilgili gerekli ilanlar yapılmış, icra takibine konu edilen bir çek ile ilgili olarak İcra Tetkik Merciinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde imzanın davacıya ait olmadığı anlaşılmış ceza davasının sonuçunun beklenmesine gerek görülmemiş ve davanın kabulüne altı adet kullanılmamış, bir adet kullanılmış çekin iptaline, davalının tazminat isteminin yerinde olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacının talebi dava dilekçesinde numaralarını bildirdiği çeklerden biri yönünden davalı …’a karşı borçlu olmadığının tesbiti, diğerleri yönünden zayi sebebi ile iptal isteminden ibarettir. Başka bir ifade ile dava dilekçesinde hem menfi tesbit hem de zayi sebebiyle çek iptali talepleri bulunmaktadır.
Bu taleplerden menfi tesbit davası hasımlı, çek iptali davası ise hasımsız olarak açılması gereken birbirinden bağımsız davalar olup sonuçları itibari ile de birbirinden farklıdırlar. Bu durumda mahkemece öncelikle menfi tesbit ve çek iptali taleplerini içeren davaların tefrikine karar verilmelidir.
Öte yandan icra mahkemesince yapılan yargılama ve yargılama neticesinde verilen karar takip hukuku ile ilgilidir. Bu nedenle mahkemece yeni bir imza incelemesi yaptırılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmelidir.Bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 28.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.