YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17760
KARAR NO : 2022/13704
KARAR TARİHİ : 02.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 23.02.2020 tarih 2021/İHK-4730 sayılı itirazın reddine dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 04/08/2018 tarihinde müvekkilinin, davalıya trafik sigortalı araçta yolcu konumundayken meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.750,00 TL sürekli iş göremezlik ve 250,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 23/11/2020 tarihli dilekçesi ile talebini 80.323,51 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının araçta hatır için taşınması nedeniyle hesaplanacak tazminat miktarı üzerinden indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kısmen kabulü ile 80.073,51 TL tazminatın, 31/08/2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karara davalı vekili tarafından itirazda bulunulması üzerine, İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Hâkim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda; davacı, davalıya trafik sigortalı araçta yolcu konumundadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde, olayda hatır taşıması olduğunu savunmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince, işleten ile davacı arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle hatır indirimi uygulanmamış; İtiraz Hakem Heyetince, araç sürücüsü ile davacı arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu belirtilerek davalı tarafın hatır indirimi yapılmasına yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan soruşturma aşamasındaki ifadelerden; davacı ile dava dışı araç sürücüsünün uzaktan akraba oldukları, olay günü birlikte seyahat ettikleri sırada kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davalı taraf araç sürücüsü ile davacı arasında yakın akrabalık bağı bulunmadığından İtiraz Hakem Heyetince, olayda hatır taşıması olduğu kabul edilmek suretiyle Dairemiz uygulamasına göre tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 02.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.