Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/2722 E. 2023/1926 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2722
KARAR NO : 2023/1926
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2019/278 Esas, 2020/285 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 46.880,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2020/2711 Esas, 2020/2715 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Eylemin sabit olmadığına, “Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesinin ihlal edildiğine, suç unsurlarının oluşmadığına,
3. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin ve aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığına,
4. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. İlk Derece Mahkemesi hükmünün yeterli gerekçe içermediğine,
6. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanması yönünde bilirkişi raporu aldırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamında yer alan olay ve fiziki takip tutanakları, iletişimin tespiti tutanakları, sanığın savunmaları, haklarında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan ayrıca soruşturma yapılan tanıkların aşamalardaki beyan ve teşhisleri birlikte dikkate alındığında; sanığın 05.11.2018 tarihinde tanık N. K.’e; 07.11.2018 tarihinde tanık M.’ya; kiraladığı araç içerisinde ise, 09.11.2018 tarihinde tanık S.’e; 15.11.2018 tarihinde ise tanık M.’e eroin sattığı sabit olup, temel cezanın belirlenmesinde, “suçun işleniş biçimi, kasta dayalı kusurun derecesi” dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşıldığı, suç konusunun eroin olması ve suçun işlendiği yerin 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde tanımlanan yerlere 200 metreden yakın mesafede olması nedeniyle, ilgili fıkranın (a) ve (b) bentleri uyarınca artırım yapıldığı, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez satış yapıldığından zincirleme suç hükümlerinin ve sanığın sabıkasında tekerrüre esas ilam bulunduğundan, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulandığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin kararının, olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda yeterli gerekçe içerdiği; dosyadaki delil durumuna göre sanığın beyanı ile kendi suçunu ve üçüncü kişinin suçunu ortaya çıkardığından söz edilemeyeceğinden, hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşulları bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi yönünden, mesafe tespitinin usulüne uygun şekilde yapılarak, krokili kolluk tutanağına bağlandığı, ayrıca keşif ve bilirkişi incelemesine gerek olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

A. Gerekçeli kararın başlık kısmında “05.11.2018, 07.11.2018, 09.11.2018, 15.11.2018” olan suç tarihleri yerine, “14.09.2018” tarihinin gösterildiği,
B. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve 43 üncü madde uyarınca yapılan uygulama sonucunda belirlenen “2812 gün “adli para cezası üzerinden 1/6 oranında takdiri indirim uygulandığında, “2343 gün” yerine, hesap hatası sonucu “2344 gün” adli para cezasına ve buna bağlı olarak “46.860,00 TL” yerine, “46.880,00 TL” olarak fazla sonuç adli para cezasına hükmedildiği,
C. Hak yoksunluklarına karar verilirken, hükümden önce 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’la 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin gözetilmediği değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2020/2711 Esas, 2020/2715 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünde,
A. Gerekçeli karar başlığında yer alan suç tarihi kısmından “14.09.2018” ibaresinin çıkarılarak yerine, 05.11.2018, 07.11.2018, 09.11.2018, 15.11.2018″ ibaresinin yazılması.
B. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin bölümde yer alan, “2344” ve “46.880,00 TL” ibarelerinin çıkarılarak, yerlerine “2343” ve “48.860,00 TL” ibarelerinin yazılması,
C. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün çıkarılması ve yerine; “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına”, ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN

ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.