YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2304
KARAR NO : 2023/1923
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin olmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2019/484 Esas, 2020/133 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237
sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 07.12.2020 tarihli ve 2020/1037 Esas, 2020/901 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, “Hak yoksunluklarına karar verilirken, 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilebileceği” belirtildikten sonra, “Somut olayda 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, suçun işlendiği yere ve uyuşturucu madde miktarına göre alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesinin isabetsiz olduğu” gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararında 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltme yapılıp, “Temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 52 nci maddelerinin uygulanması ile sonuç cezanın “12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası” olarak tespit edilmesi suretiyle hükümdeki hukuka aykırılığın düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir
C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.05.2021 tarihli ve 2021/4082 Esas, 2021/5918 Karar sayılı kararı ile;
1. “5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı ve temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiği” hususlarında, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılıp delil değerlendirmesi yapılarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Kabule göre de;
a. Koşulları bulunduğu halde, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendindeki artırım nedeninin hükümden çıkarılması,
b. Koşulları bulunduğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması nedenleriyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına, sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/777 Esas, 2021/742 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 13.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Aleyhe değiştirme yasağı gereği 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanamayacağına,
2. Eylemin sabit olmadığına, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğuna İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bölge Adliye Mahkemesince, “….. Parkı civarında Mahir isimli bir şahsın uyuşturucu madde ticareti yaptığına” ilişkin istihbari bilgi alınması üzerine, belirtilen yere gidildiğinde, parkta oturan sanık …’in kolluk görevlilerini görünce elinde bulunan 0,048 gram eroini yere attığı, çevrede yapılan kontrolde, oturduğu yerin yakınındaki çalılıklar arasında poşet içinde 100 adet ecstasy hapın ele geçtiği olayda; uyuşturucu maddenin satışa arz edildiği yerin, kreş ve gündüz bakım evine 108 metre; anaokuluna 141 metre yürüme mesafesinde olduğunun tespit edildiği ve sanığın, ele geçen uyuşturucu haplarla ilgisi saptanmadığı aşamada, bu hapları sahiplenerek etkin pişmanlık gösterdiği dikkate alındığında, istihbari bilgi ve olay tutanağının içeriğine, sanığın savunmasına, uzmanlık raporunun içeriğine göre eylemin sabit olduğu, suça konu uyuşturucu maddeler arasında “eroin” bulunması ve satışa arz edilen yerin okula ve kreşe 200 metreden yakın mesafede olması hususları dikkate alınarak, birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesi nedeniyle temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığı, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri nedeni ile artırım uygulandığı ve sanığın etkin pişmanlık göstermesi nedeniyle cezasında indirim yapıldığı gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, “aleyhe değiştirme yasağı” sonuç cezaya ilişkin olup, bozma sonrası hükmedilen sonuç cezanın sanık lehine olduğu dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kazanılmış hakkın korunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/777 Esas, 2021/742 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.