YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2140
KARAR NO : 2009/3134
KARAR TARİHİ : 24.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … Paaşa Mahallesi 4469 ada 5 parselin 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğunu bildirerek davalı adına kayıtlı tapunun iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile 4469 ada 5 parselin tapusunun iptaline 2/B uygulamasına bağlı arsa niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1994 yılında yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1971 yılında kesinleşmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın 1944 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı ve daha sonra kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığının belirlendiği, öncesi orman olan ve 1944 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın yörede 1971 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında kadastro ekiplerince yanlışlıkla ve hataen tapuya bağlandığı, genel arazi kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 766 Sayılı Yasanın 48. maddesi ile halen yürürlükte olan 3402 Sayılı Yasanın 22/1 maddesi hükmüne göre “evvelce tespit, tescil veya sınırlama suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılacağı” taşınmazın 1971 yılında yanlışlıkla yeniden kadastroya tabi tutulmasının yok hükmünde olacağı, sahibine mülkiyet … kazandıramayacağı,oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde olduğundan böyle bir tapu kaydını edinen kişinin M.Y.nın 1023 maddesinden de yararlanamayacağı, kaldı ki, öncesi orman olan taşınmazın özel mülk olarak tapuya tescil edilmesinin o taşınmazın aslında orman olma özelliğini de ortadan kaldırmayacağı ve Hazine ya da Orman Yönetimince 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan iptal ve tescil davası açılabileceği gözönünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.