Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/17224 E. 2023/844 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17224
KARAR NO : 2023/844
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Viran Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 17.03.2016 tarihli ve 2016/214 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozmaktan dava açılmıştır.
2. Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2016/173 Esas, 2016/459 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun), 105 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği; suçu işlemediğine, katılan mağdure ile arkadaş olduğuna, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve re’sen tespit edilecek temyiz sebeplerine ilişkindir.

2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken cinsel taciz suçundan kurulan hükmün hukuka aykırı olduğuna, kabule göre de zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece ”Sanığın, olay tarihinde 15-18 yaş grubunda olan mağduru 2013 yılında fındık bahçesinde beraber çalışmasından sonra sevdiğinden bahisle arkadaş olmak amacıyla defaatle aradığı, mesaj attığı, eyleme devam etmesi nedeniyle mağdurun ilçeden ayrılarak Gaziantep iline gittiği, sonrasında sanığın iddianamede gösterilen mesajları mağdura attığı, sanığın eylemini kişilerin huzur ve sükununu bozma kapsamında olmadığı, sanığın iddianamede belirtilen mesajları cinsel saikle hareket ederek mağdura attığı anlaşıldığından, suç tarihinde yürürlükte olan TCK 105/1 son cümle maddesi uyarınca, sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle cezalandırılmasına, sanığın mağdura karşı birden fazla kez cinsel taciz kapsamında değerlendirilen mesaj attığı anlaşıldığından 43/1. maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında arttırım yapılmasına, sanığın duruşmaya yansıyan kişiliği, sanığın hala benzer eylemlerini devam ettiriyor olması, cezanın tür ve miktarı dikkate alınarak TCK 62/1, TCK 50, TCK 51 ve CMK 231/5 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek” şeklinde gerekçe ile hüküm kurulup buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

2. Dosya kapsamında bulunan deliller;
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, sanığın savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, mesaj tespit tutanaklarından ibarettir.

IV. GEREKÇE
Sanığın arkadaşlık teklifine karşılık vermeyen katılan mağdurenin kullanmış olduğu cep telefonuna içerik itibariyle cinsel arzularını tatmin kastına dayanmayan ancak süreklilik ve ısrar arz edecek şekilde bir çok kez tehdit ve hakaret boyutuna varmayan mesajlar gönderdiği tüm dosya kapsamıyla anlaşıldığından mevcut haliyle eylemin bir bütün halinde basit yaralama usulüne tabi olan 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel taciz suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2016/173 Esas, 2016/459 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz
istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.