Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/7236 E. 2006/10645 K. 13.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7236
KARAR NO : 2006/10645
KARAR TARİHİ : 13.11.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirketin ihraç kaydı ile ithal ettiği malların aynı kayıtla davalıya satıldığını, davalı şirtketin sözleşme konusu malın ihraç tarihini en geç 15.2.2000 olarak taahhüt ettiğini, ancak tüm uyarılara rağmen davalının ihracaatı gerçekleştirmemesi üzerine vergi dairesince müvekkili aleyhine KDV tahakkuk ettirilip, ceza ve gecikme faizi istenildiğini belirterek 41.109.061.566 TL KD V, gecikme cezası ve faizlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sipariş edilen malların ihraç kayıtlı olduğunu, bu nedenle KDV tahakkuk ettirilemeyeceğini, mücbir sebeplerin olayda gerçekleşmesinden dolayı akdin temelinden sarsıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın rücu davası niteliğinde olduğu, ödeme yapıldıktan sonra ancak rücu talebinde bulunulabileceği, davacı tarafından ödeme yapılmadığından dava tarihi itibariyle davalının haksız zenginleşmediği gerekçeleriyle oy çokluğuyla davanın reddine karar verilmiş, muhalafet beyanında ise sözleşmede ihraç kaydı olduğunda KDV kesilemeyeceğinin yanlarca kabul edilmesi ve davalı tarafından sözleşme koşullarına uyulmaması nedeniyle davanın kabulü gerektiği görüşü benimsenmiş olup, hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 27.2.2004 tarihli ilamıyla, “yazılı sözleşme koşulları dikkate alınarak ihracatın 15.2.2000 tarihine kadar gerçekleştirilmemesi nedeniyle davalının sorumlu olduğu gözeltilmeksizin olaya uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle davanın reddinin doğru olmadığından” bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, satış konusu malın davalı tarafça ihracaatının sağlanamamasından dolayı davacıdan vergi dairesince ödeme emri tebliğ edilerek 15.339.202.077 TL. KDV’nin talep edildiği, ödeme emrine itirazın davacı aleyhine sonuçlandığı, sözleşme uyarınca 15.2.2000 tarihine kadar ihracatın gerçekleşmemesi nedeniyle KDV aslından davalının sorumlu olduğu, dava tarihi gözönüne alındığında gecikme zammından davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, toplam 15.339.202.077 TL’nin 14.042.450.000 TL’sine 24.4.2003’ten itibaren, 1.296.752.077 TL’sinin 30.4.2003 tarihinden itibaren işletilecek avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Bozma sonrası yapılan yargılamada Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyulmakla bir taraf lehine, diğer taraf aleyhine usuli müktesep hak oluşur. Dairemizin 27.12.2004 tarihli bozma ilamında “…yargılama aşamasında yaptırılan bilirkişi incelemesi ile de malı ihraç edecek olan davalının bu zorunluluğu yerine getirmemesi nedeniyle ödenecek vergi ve gecikme zammından sorumlu olduğu da belirlenmiştir. Mahkemece, yazılı sözleşme koşulları dikkate alınarak ihracaatın 15.2.2000 tarihine kadar gerçekleştirilmemesi nedeniyle davalının sorumlu olduğu gözetilmeksizin olaya uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir” denilmiştir. Buna göre davalı taraf, davacının vergi dairesine ödediği KDV aslı ve gecikme zammından sorumludur. Makemece bu yönler gözetilmeksizin yazılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 13.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.