YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11583
KARAR NO : 2009/14382
KARAR TARİHİ : 08.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine 25.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle … Köyü (Mahallesi) 25894 ada 7 parsel sayılı taşınmazın, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1976 yılında yapılıp 19.03.1977 tarihinde ilan edilerek 19.03.1978 tarihinde kesinleşen, 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazın orman sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan tapuya tescil edilip daha sonra ifraz edilerek dava konusu parselin davalı adına tapu kaydı oluşturulduğunu, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki davalı adına olan tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine, kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasının 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 17.03.1977 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 17.02.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, … … Beldesi sınırları içinde 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve 420 m2 yüzölçümünde, tapuda 1/2′ şer pay ile davalılar adına kayıtlı olan çekişmeli parsel, arazi kadastrosunda … … adına tesbit edilip, … Yönetiminin davasının reddine ilişkin Tapulama Mahkemesinin 24.12.1986 … ve 1975/180 – 438 sayılı kararı ile tesbit gibi … … adına tescil edilen 18400 m2 yüzölçümündeki … Köyü 49 parselin, 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluşmuştur.
Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın … Köyünde, 1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca … makisi olarak ayrıldığı, 09.04.1973 … ve 48 nolu Hakem kararı kapsamı dışında olduğu, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle … Köyünde P.I poligon numarasıyla, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenip,
Çekişmeli parselin ifraz edildiği … köyü 49 sayılı parsel için … Yönetiminin tapu kaydına tutunarak açtığı kadastro tesbitine itiraz davasının reddine ilişkin Kadastro Mahkemesinin 24.12.1986 … ve 1975/180-438 sayılı kararının kesinleşmesiyle tesbit gibi tapuya tescil edildiği, Kararda Hazinenin kendi adına tesbit edilen diğer parseller için davalı sıfatını taşıdığı, çekişmeli parselin ifraz edildiği 49 sayılı parsel yönünden taraf sıfatının bulunmadığı, bu nedenle sözü edilen mahkeme kararının Hazine aleyhine kesin hüküm teşkil etmediği,
Her ne kadar keşifte dinlenen yerel bilirkişinin zeminde kayada oyulmuş olarak gösterdiği 10580 numaralı orman sınır noktasının bulunduğu yere düzenlenen … bilirkişi krokisine göre taşınmaz kısmen orman sınırları dışındaysa da, tarafların itiraz etmediği 16.09.1976 tarihli aplikasyon tutanağında 10580 numaralı orman sınır noktasının yeri “… … mevkiindeki büyük yerli kayadaki 10578 nolu orman sınır noktası tesbit edildi.buradan ileri rasatla pürenli mevkiindeki sivri taşda 10579 nolu orman sınrı noktası; buradan ileri rasada devamlı … … tarlaları içindeki yerli kayada 10580 numaralı orman sınır noktası ; ileri rasada devamla … BoğazdaYusuf … tarlaları içindeki sabit taşta 10581 numaralı orman sınır noktası; … şeklinde … … tarası içindeki yerli kayada tarif edildiği, oysa yerel bilirkişinin, bu orman sınır noktasının yerini, tapulama sırasında kimsenin kullanımında olmayan taşlık ve çalılık nitelikli orman kadastrosu sınırları içindeki yerde tarif edildiği, oysa bu noktanın orman kadastro haritasındaki yerinin, mahkeme kararı ile 47 parsele dahilken … …’in açtığı dava sonunda 46 sayılı parsele dahil edilerek onun adına kayıt edilen bölümde yer aldığı, bu nedenlerle, 10580 numaralı orman sınır noktasının yeri konusunda yerel bilirkişi beyanına değer verilemeyeceği,
Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 … ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, … Köyünde ve … Köyünde 1952 yılında çalışan I numaralı makiye ayırma komisyonu, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştıkları bu nedenle yaptıkları makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği,
… Belediye meclisinin Masadağı etekleri … ve … bölgesinde 1/5000 ölçekli 23J, 22J, 21J, 22K, 21K, paftalarında yapılan revizyon plan çalışmalarına ilişkin 20.5.1996 tarih ve 31 sayılı kararının, … 2. İdare Mahkemesinin 1998/74-1999/1274 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu iptal kararı ile çekişmeli taşınmazın ifraz edildiği, kadastro parselinin bulunduğu yer imarsız duruma düşmüşse de, bu parselin, 2981 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulaması ve parselasyonda ifraz edilerek tapudaki sayfası kapatıldığı gibi, çekişmeli parselin tapudaki kaydının da henüz silinmediği, bu nedenle imar ve parselasyonun iptaline ilişkin kararın sonuca etkili olmadığı, … köyü 49 sayılı parselin ihya edilmesi halinde, dava konusu parselin hangi kadastro parselinden ifraz edilmişse, mahkemenin bu karının ifraz parselinin geldisi olan kadastro parseli için geçerli olacağından, kadastro parselindeki davalılar payının iptalen Hazine adına tescil edilerek Mahkemenin kesinleşen kararının infazının yapılacağı,
. Çekişmeli parselin gerçek kişiler adına tesbit tutanağı düzenlenen ve hükmen tesbitt maliklerii adına tapuya tescil edilen … köyü 49 sayılı parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluştuğu, aynı parselden şuyulandırıldığı, uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y.nın 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu,
6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 Sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 … ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 … ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 … 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 … 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği (M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı hususları gözetilerek, Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına,
Karar tarihinden sonra, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı … yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü“orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğüne, göre davalı tarafın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 08/10/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.