YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7200
KARAR NO : 2009/9044
KARAR TARİHİ : 02.06.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 384 ada 2 parsel sayılı 5499 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, arsa niteliğiyle gerçek kişiler adına tesbit ve tesil edilmiş, 2005 yılında satış nedeniyle davacı şirkete intikal etmiştir. Davacı, taşınmazın öncesi tibariyle orman olmadığı halde 2004 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırı içine alındığını belirterek sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin 27.07.2007 tarihli krokide (B) işaretli 1744 m2 bölümünün orman sınırı dışına çıkarılmasına karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6 aylık sürede açılan orman tahdidine iitirazdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 30.10.2005 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu bulunmaktadır. Arazi kadastrosu 1964 yılında yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece çekişmeli taşınmazın (B) işaretli bölümünün eski tarihli resmi belgelere göre orman sayılmayan yerlerden; (A) ve (C) bölümlerinin ise orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek (B) bölümünün orman sınırı dışına çıkarılmasına karar verilmiş ise de, (B) bölümünün zaten 233-234 ve 235 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattının doğusunda, yani orman sınırının dışında bırakıldığı,sadece (A) ve (C) bölümlerinin tahdit içinde kaldığı anlaşılmaktadır. (A) ve (C) bölümleri orman sayılan yerlerden olduğuna, (B) bölümü ise tahdidin dışında bırakılmakla davanın konusu olmadığına göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, (B) bölümünün davaya konu olduğu düşüncesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle hüküm fıkrasının 1. bendinin tamamen hükümden çıkarılarak, bunun yerine “davanın reddine” sözleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve HYUY 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu hali ile onanmasına 02.06.2009 günü oybirliği ile karar verildi.