YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4118
KARAR NO : 2006/11319
KARAR TARİHİ : 30.11.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av…. ‘in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 2001/8721 sayılı dosyadan ilamsız icra takibine geçtiğini, takibin usulsüz tebligatla kesinleştirilğini, davalının haciz tehdidi altında bulunması sonucunda 21.1.2003 tarihinde 23.500.000.000.TL ödeme yaptığını, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını ileri sürerek 23.500.000.000.TL’nın davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının uzlaşma talebi üzerine taraflar arasında 13.1.2003 tarihli anlaşma yapıldığını, anlaşma uyarınca mutabık kalınan borcu için davacının dört adet senet verdiğini, ibraya rağmen açılan davanın dinlenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının haciz tehdidi altında zor durumda kalarak borcu kabul ettiği, davalının davacının takibin borçlusu olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ve davalı arasında temel borç ilişkisi mevcut değildir. Davalı tarafından yapılan takipte ödeme emri davacıya 26.12.2001 tarihinde tebliğ edilmiş, 28.3.2002 tarihinde mallara haciz uygulanmıştır. Haciz sırasında davacının borcun kabulüne ilişkin beyanı vardır. Ancak davacı borçlu ödeme emrinin tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin şikayette bulunmuş, icra mahkemesi ödeme emrinin 14.11.2002 tarihinde tebliğ edildiğine karar vermiştir. Davalı alacaklı henüz haciz isteme yetkisi gelmeden davacının mallarına haciz uygulamıştır. Bu aşamada davacı borçlu haciz tehdidi altında olduğundan borcun kabulüne ilişkin beyanı bağlayıcı kabul edilemez.
Mahkemece bu yön gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 450.00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 30.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.