YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13519
KARAR NO : 2023/957
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/719 E, 2016/60 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakaret suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.06.2020 tarihli ve 2016/111658 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz sebebi; Kamera kayıtları incelenmeden, tanık … dinlenilmeden eksik inceleme ile karar verildiği, üzerine atılı suçu işlediğine dair katılan ve tanık …’un soyut beyanları dışında delil bulunmadığı, sabıkasının atılı suçu işlediğine dair kanaat oluşturmaması gerektiği, lehine olan hükümlerin uygulanmadığı, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi; Sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediği, katılanın istikrarlı anlatımları, tanık beyanı, taraflar arasında husumet bulunmaması ve tüm dosya içeriği dikkate alındığında sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay tarihinde sevk ve idaresindeki araç içerisinde bulunduğu esnada yanından geçmekte olan katılana hitaben “Sen ne güzel birşeysin öyle” demek suretiyle üzerine atılı cinsel tacizde suçunu işlediği mahkemece kabul edilmiştir.
2. Her ne kadar sanığın katılana hitaben “Bana karşılık verin lan” demek suretiyle üzerine atılı hakaret suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmışsa da katılanın soyut iddiası dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden mahkemece beraat kararı verilmiştir.
3. Deliller; Sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, sanığa ait adli sicil ve nüfus kaydı ile sanığın sosyal ve mali durumunu gösterir yazı cevabından ibarettir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve Tebliğnamede onama isteyen düşünceye aynı gerekçeyle iştirak edilmiştir.,
B. Sanık Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanığın işlediği cinsel taciz suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmış ve tebliğnamede onama isteyen düşünceye aynı gerekçeyle iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/719 Esas, 2016/60 Karar sayılı kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/719 Esas, 2016/60 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.