YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15252
KARAR NO : 2023/1209
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2015/130 Esas, 2016/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan davada yapılan yargılama neticesinde, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun (5237 sayılılı Kanun) 104 üncü maddesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.08.2020 tarihli ve 14-2016/175068 sayılı, onama ve düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği, sanığa verilen cezanın az olduğuna, kararın bozulmasına ilişkindir.
2. Sanığın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine, cezada indirim yapılmasına rağmen 3 yıl 4 ay hapis cezası verilmesine ilişkindir.
3. Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına yeterli mağdure beyanları dışında dosyaya yansımış delil mevcut olmadığına, genital muayene raporu da dikkate alınarak sanığın beraatine karar verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında başka bir dosyada mağdur olan ….’nin alınan beyanlarında, katılan mağdure …’nın sanık ile arkadaşlık ettiğini söylemesi üzerine katılanın beyanına başvurulduğu ve sanığın sevgilisi olduğunu, kendisini komşusu olması nedeniyle tanıdığını, sanığın okulda öğrenim gören erkek öğrenciler aracılığıyla kendisine haber gönderdiğini, sanıkla okulun bahçesinde buluştuklarını, burada kendisini sevdiğini, sevgili olmak istediğini söylediğini, evli olduğunu bildiğini, ilk başta sevgili olma isteğini kabul etmediyse de çok ısrar ettiği için kabul etmek zorunda kaldığını, yüz yüze toplam iki kez görüştüklerini ve arkadaşlığının en fazla dört beş hafta sürdüğünü, sanıkla kendisine vermiş olduğu cep telefonu hattı üzerinden görüştüklerini, hattın evde olduğunu ancak numarasını bilmediğini, sanıkla ailesinden gizli görüştüğünü, sanığa daha önce kız arkadaşı olup olmadığını sorduğunda N. ile ilişkisi olduğunu, onunla cinsel ilişkiye girdiklerini söylediğini, sanıkla ifadesinden yaklaşık bir hafta önce Kumru ilçesi Bakacak mevkiine gittiklerini, burada sanığın kendisiyle cinsel ilişkiye girmek istediğini söylediğini, kabul etmediğini ancak kollarından zorla tuttuğunu, kendisini ailesine söyleyeceğini belirterek tehdit ettiğini, bunun üzerine korktuğunu, sanığın elbiselerini çıkarttığını ve arkadan ilişkiye girdiğini, sonrasında evine döndüğünü, sanıkla yüz yüze hiç görüşemediyse de mesajlaşmaya devam ettiklerini, bu olay sonrasında başka cinsel olay gerçekleşmediğini, katılan mağdurenin rızası üzerine yapılan muaynesinde genital bölgede darp ve cebir izine rastlanılmadığının, hymenin intakt ve mağdurenin bakire olduğunun, anal muayene neticesi fiili livata bulgusuna rastlanılmadığının belirlendiği, sanık ile mağdure arasında sanığın tutuklandığı tarihe dek sürekli olarak özellikle mesaj yolu ile bir iletişim bulunduğunun belirlendiği, mahkemece sanığın savunmalarına itibar edilmediği, sanığın mağdureye verdiği ve sürekli görüşme yaptığı telefon numarasını kendi telefonuna ev-2 olarak kaydettiği, mağdurenin olayın başından beri istikrarlı beyanlarda bulunduğu, sanığın mağdure ile sevgili olduğunu ve olay tarihinde söz konusu Bakacak mevkiinde kendisi ile buluştuğunu kabul ettiği, her ne
kadar mağdurenin olaydan sonra alınan adli raporlarında fiili livata bulgusuna rastlanmamış ise de, eylemin rızaya dayalı olarak gerçekleşmesi ve kayganlaştırıcı madde kullanılması durumlarında bir çok adli tıp raporlarında da defaatle vurgulandığı üzere herhangi bir fiili livata bulgusuna rastlanmayabileceği, olayın sanığın başka bir kız çocuğuna karşı gerçekleştirdiği iddia edilen istismar soruşturması sırasında, başka bir şahıs tarafından bildirilmesi üzerine ortaya çıkması ve mağdurenin direkt olarak kolluk makamlarına başvurması ile bir şikayetinin olmadığı anlaşılmakla mağdurenin iftira kastı ile hareket etmediğinin değerlendirildiği, mağdure, sanığın kendisini kollarından zorla tutarak ve tehdit ederek ilişkiye girdiğini beyan etse de, adli raporlarda bu hususu doğrulayan herhangi bir darp ve cebir izine rastlanmaması sebebiyle cinsel ilişkinin rızaya dayalı olarak gerçekleştirildiği kanaatiyle sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık ile mağdurenin cinsel ilişkinin gerçekleştiği yerde buluşmaları, sanığın mağdureyi bu yere zorla götürmemesi ve cinsel ilişkinin gerçekleşmesi için gereken süre dışında mağdureyi zorla alıkoymadığı anlaşılmakla sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmaması sebebiyle beraatine karar verilerek hukuki süreç başlığı altındaki uygulama yapılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında Ekim 2014 yerine 2014 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Yönünden
1. Sanık kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin edilen 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince indirim yapılırken 2 yıl 1 ay yerine 3 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini dışında bir hukuka aykırılık görülmemiş olup anılan durumun 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca Yargıtay tarafından düzeltilebileceği belirlenmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri haricinde doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafii ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2015/130 Esas, 2016/44 Karar sayılı sayılı kararında katılan mağdur e vekili tarafından öne
sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2015/130 Esas, 2016/44 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ile sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının tatbikine dair bölümdeki “…3 yıl 4 ay…” ibaresinin karardan çıkarılarak yerine “…2 yıl 1 ay…” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan vekili …’ un karşı oyu ve oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Sanık hakkında Ünye Ağır Ceza Mahkemesince reşit olmayanla rızaen cinsel ilişkide bulunmak eyleminden ötürü verilen hüküm Dairemizin sayın çoğunluğunca onanmış ise de;
Mağdure …’nın alınan beyanlarında komşuları olan ve suç tarihinde Kumru ilçesi Erikçi İlköğretim Okulunda yemek dağıtan elemanı olarak çalışan sanığın aynı okulun isimlerini bilmediği erkek öğrencileri aracılığıyla kendisine arkadaşlık teklifinde bulunduğu sevgili olmak istediği sanığın bu husustaki ısrarı üzerine teklifini kabul ettiği görüşmelerini de daha çok sanığın kendisine verdiği cep telefonu hattı üzerinden yaptığını, mağdurenin hazırlık aşamalarındaki kollukta verdiği beyanında sanık ile Bakacık Yaylasına birlikte gittikleri burada kendisine sanığın cinsel ilişki teklif ettiğini, kabul etmemesine binaen sanığın ilişkilerini ailesine anlatacağını söyleyerek tehdit ettiğini kollarından zorla tuttuğunu, elbiselerini çıkartarak yüzünü duvara dönük vaziyette anal yoldan zorla ilişkiye girdiğini beyan ettiği,
Kumru Cumhuriyet Başsavcılığınca mağdurenin hakkında cinsel istismar ve bu amaçla alıkoymak suçları yönünden rapor aldırmak üzere gönderildiği On Dokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezince düzenlenen raporda mağdurenin anal muayenesinde herhangi anormal bir durum olmadığı, mağdurenin dinlenilmesinde komşuları olan sanığın çalıştığı okulda öğrenci olan erkek çocuklar aracılığıyla kendisini sevdiğini, arkadaşlık ve sevgili olmayı teklif ettiği ancak kabul etmediğini bir gün onların evine oturmaya gittiklerinde kendisi sanığın kızı ile oynarken sanık mağdurenin cep telefonunu rızası dışında alıp içerisine sim kartı yerleştirdiğini evlerine gidince sanığın kendisini cep telefonundan arayıp arkadaşlık teklifi ettiğini mesajlarında kendisiyle sevişmek istediğini belirtttiği,
Yine mağdurenin bir başka beyanında cinsel ilişkinin olduğunu iddia ettiği tarihte Bakacık Yaylasında ineklerini otlatırken ve kimseninde olmadığı bir zamanda sanık yanına gelerek kendisini kollarından tutup yüzü duvara dönük vaziyette elbiselerini arkadan çıkartıp anal yoldan tarlada cinsel ilişkide bulunduğu daha sonrada birşey demeden çekip gittiğini belirttiği,
Sanığın alınan savunmasında görev yaptığı okulun öğrencisi olan … isimli öğrenci ile arkadaş olduğu onunla cinsel ilişkide bulunduğu mağdure Noktayıda komşularının kızı olması nedeniyle tanıdığı eylül ayının sonlarında bir gün mağdure … yanına gelerek “… ile olan ilişkini biliyorum bana cep telefonu hattı almazsan bu ilişkiyi herkese anlatacağını” söylemesi üzerine adına kayıtlı bulunan bir hattı kendisine verdiğini bu tarihten sonra bir hat üzerinden … ile görüştüğünü ancak onunla cinsel ilişkiye girmediğini belirttiğini,
Mağdurenin cinsel ilişki yönünden gerek Fatsa Devlet Hastanesinin 23.10.2014 tarih ve 1209 protokol sayılı raporu, gerekse 03.03.2015 tarihli On Dokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi kayıt bölümündeki raporunda 15-18 yaş grubundaki mağdurenin anal ve vajinal raporlarında normal olduğu,
Mağdurenin cinsel istismar ve cinsel amaçla hürriyetinden alıkoyma ile ilgili Adli Tıp Kurulu 07.12.2015 tarihli raporunda zeka seviyesinin sınır düzeyinde, olayın hukuki anlamı ve sonuçlarının algılanmasına engel teşkil edecek mahiyet ve derecede bulunmadığı, mağdurenin yaşadığı olayın hukuki anlamı ve sonuçlarını algılayabileceğini beyanlarına itibar edilebileceğini belirttiği,
Dosya içersindeki bu somut delillerin değerlendirilmesinde sanığın istinad olunan eylemlerden ötürü delil yetersizliğinden beraatine karar verilmesi gerekirken;
Sanık savunmasını kendisini suçtan kurtarmaya matuf olarak görülmesi, sanık aleyhine mağdurenin başka yaşı küçük birinin olduğu nitelikli cinsel istismar davasınıda sanık aleyhine değerlendirilmesi, mağdurenin kısmi çelişkili beyanları göz önüne alınmadan dosya kapsamında bulunmayan ve sanık ile mağdure tarafından varlığı ileri sürülmeyen cinsel ilişkide rıza ile kayganlaştırıcı maddenin kullanılması, ilişki sonrasında geçen süre gibi varsayımları sanık aleyhine var
olduğu kabul edilerek sanığın cezalandırılması yönünde hüküm kurulması Dairemizin Onama yönündeki Sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.