Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/1015 E. 2023/1099 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1015
KARAR NO : 2023/1099
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/86 E., 2021/108 K.
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına, davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesine istinaden yapılan kadastro sırasında, … Köyü çalışma alanında bulunan, 102 ada 1 parsel sayılı 1.438,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, …’in zilyetliğinde olduğu belirtilerek zilyetlikle iktisabı mümkün bulunmayan yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiş, 104 ada 7 ve 8 parsel sayılı sırasıyla 2.361,58 ve 2.590,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, parsel üzerindeki zeytin ağaçları ve evler …’e aittir şerhi verilerek zilyetlikle iktisabı mümkün bulunmayan yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir.

2.Davacı … vekili dava dilekçesinde; 104 ada 7 ve 194 ada 8 parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak adına tespit edilmesi gerekirken Hazine adına yazıldığını öne sürerek yapılan tespitin iptali ile taşınmazların adına tescilini istemiştir.

3.Davacı Hazine vekili birleşen dava dosyasında 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu, kimsenin kullanımının bulunmadığı halde taşınmazın Hazine adına tespit edilmesine rağmen davalı adına muhdesat şerhinin verildiğini öne sürerek bu şerhin kaldırılması istemiyle istemiştir.

4.Yargılama sırasında davacı Hazine asıl dava dosyasında konu edilen 104 ada 7 ve 194 ada 8 parseller sayılı taşınmazların tespitinde davacı adına verilen muhdesat şerhinin kaldırılmasını istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili asıl dava yönüyle verdiği cevap dilekçesinde; taşınmazlar üzerinde davacı lehine zilyetlik şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı … vekili birleşen dava yönüyle davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince dava dosyalarının birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; 26.06.2014 tarihli ve 2013/378 Esas, 2014/284 Karar sayılı kararı ile davacı Hazinenin şerh talebinin reddine, davacı …’in davasının kabulü ile 104 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptali ile içinde ev olan zeytinli tarla vasıflarıyla davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı/davalı … vekili ile asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.10.2015 tarihli ve 2014/20302 Esas, 2015/10973 Karar sayılı kararıyla; “davacı Hazinenin birleşen dosyasında dava konusu ettiği 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmadığı gerekçesiyle, 104 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar hakkında yapılan araştırma da hava fotoğraflarının uygulanmadığı, imar ihyanın ne zaman tamamlandığı ve tespit tarihine kadar davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının yöntemine uygun şekilde belirlenmediği” gerekçesiyle araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2021 tarihli ve 2017/6163 Esas, 2021/1375 Karar sayılı kararı ile; davacı … tarafından açılan davanın kabulüne, dava konusu 104 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile davacı … adına tesciline; davacı Hazine tarafından açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, çekişmeli 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Komisyon kararı gibi tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.10.2015 tarihli ve 2014/20302 Esas, 2015/10973 Karar sayılı kararıyla “104 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar yönüyle, harç ve yargılama giderleri hakkında verilen miktarların düzeltilmek suretiyle hükmün onanmasına, 102 ada 1 parsel yönüyle; Mahkemenin gerekçesinde, dava konusu 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın halen taşlık olduğu, ekim dikim yapılmadığı ve davalı … tarafından kullanılmadığı anlaşılmakla şerhin iptali davasının kabulüne karar verildiği belirtildiği halde, kısa kararda davacı Hazine’nin 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında açtığı davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilerek gerekçe ve kısa karar arasında çelişki oluşturulduğu belirtilerek sair temyiz nedenleri incelenmeksizin” hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin bozma ilamına karşı karar düzeltme istemi Dairemizin 30.09.2021 tarihli 2021/9987 Esas, 2021/9662 Karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince 18.02.2021 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağında beyanlar hanesinin boş olduğu, davalı … lehine herhangi bir şerh bulunmadığı, itiraz üzerine düzenlenen 29.03.2013 tarihli komisyon tutanağında ve eklerinde de davalı … adına şerh verilmediği, bu nedenle Hazinenin bu davaya açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu 104 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen önceki hükmü kesinleştiğinden taşınmazlar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı Hazinenin 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında açtığı davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 29.03.2003 tarihli Komisyon Kararı gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, 28.12.2021 tarihli tashih şerhi ile kararda “29.03.2003” olan komisyon karar tarihi “29.03.2013” olarak düzeltilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; yargılaması yapılan tüm taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, bu nedenle malikinin de Hazine olduğunu, …’in de işgalci olduğunu öne sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazlar üzerinde kişi lehine mülkiyet koşullarının oluşup oluşmadığı, 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönüyle ise Hazinenin dava açmakta hukuki yaranını bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 14, 17 ve 19/2 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.