Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/3959 E. 2023/16585 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3959
KARAR NO : 2023/16585
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delaleti ile birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun’un 58 inci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; müvekkilinde anksiyete bozukluğu olduğunun yerel mahkemeye belirtilmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi gereği rapor alınmadığı, haksız tahrik hükümlerinin mahkemece değerlendirilmediği bu nedenlerle ve re’sen tespit sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, kullandığı internet hizmetini kapattırmak amacıyla katılan ile yaptığı görüşmede katılana sinkaflı sözlerle hakarette bulunduğundan bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece katılanın internetin kapanması için ödenmesi gereken ücreti söylediğinde sanığın katılana küfür etmek suretiyle hakaret ettiğinin CD çözümüne ilişkin bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığının kabulüyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılan anlatımı, bu anlatımı doğrulayan CD çözüm tutanağı ve tüm dosya kapsamı karşısında suçun sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkûmiyeti yönündeki Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği, mahkemece suç tarihinin “06.08.2014” yerine “2014” olarak eksik gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu anlaşılmakla bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanık müdafiinin aşamalarda sunduğu dilekçelerinde; … Devlet Hastanesi’ne ait onaylı evrakta müvekkiline anksiyete bozukluğu tanısı konulduğunu belirtmesi karşısında, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Sanığın internet hizmetini kapattırmak için birden fazla kez ödeme yapmasına rağmen aboneliğinin kapatılmadığını ve hizmetin sonlandırılması için yeniden ücret talebinde bulunulduğu yönündeki savunması ve bu hususu doğrulayan konuşma içerikleri karşısında olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3. Bir nolu bozma nedenine uyulup sanığın cezai ehliyetinin olduğunun tespiti halinde, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.