YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2442
KARAR NO : 2023/2248
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1488 E., 2022/2499 K.
DAVA TARİHİ : 01.06.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/413 E., 2021/392 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin 04.02.2005 tarihinde… Ticaret isimli firmada 4/a sigortalısı olarak çalışmaya başladığını, bu çalışması devam ederken 09.02.2005 tarihinde … Isı Sistemleri ve İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne ortak olduğunu, 30.06.2005 tarihinde … Ticaret isimli firmadan ayrılarak 01.07.2005-31.07.2005 tarihleri arasında 1 ay süre ile ortak olduğu … Isı Sistemleri ve İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde 4/a sigortalısı olarak çalıştığını, daha sonra bu işyerinden ayrılarak 01.08.2005 tarihinde tekrar …’nın yanında çalışmaya başladığını ve bu çalışmasının 19.02.2020 tarihine kadar yaklaşık 15 yıl boyunca kesintisiz olarak devam ettiğini, müvekkilinin 19.02.2020 tarihinde çalışmakta olduğu işyerinden emekli olduğunu, davalı Kurum tarafından müvekkilinin … yanında sigortalı olarak çalıştığı 01.08.2005-28.02.2011 tarihleri arasındaki dönemde 4/b sigortalısı olduğu kabul edilerek hak kazandığı yaşlılık aylığının eksik bağlandığını, davalı Kurum tarafından müvekkiline gönderilen 07.01.2020 tarihli yazıda, müvekkilinin ortağı olduğu şirkette 4/a kapsamında sigortalılığı bulunduğunu, bu sigortalılığın iptali ile 4/b sigortalısı olarak tesciline karar verildiğini ve 01.08.2005-28.02.2011 tarihleri arasında 4/a sigortalılığının geçersiz olduğunu, gerekçe olarak da Kurumun 2019/9 Sayılı Genelgesi’nin 6.2 maddesinin gösterildiğini, bu nedenle müvekkilinin 01.08.2005-01.03.2011 tarihleri arasında …’nın yanında 4/a sigortalısı olarak çalıştığı sürelerin bu genelge kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığından müvekkilinin bu tarihler arasında 4/a sigortalısı olduğunun tespiti ile bağlanan emekli aylığının 4/a koşullarında yeniden hesaplanması ile eksik ödenen aylıklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK cevap dilekçesinde özetle; 2008/Ekim öncesi dönemde şirket ortaklarının Kanunun 4/a ve 4/b kapsamındaki sigortalılık durumlarının 2019/9 Sayılı Genelgede ayrıntılı olarak belirtildiğini, ilgili genelgenin 6.2 maddesine göre, şirket ortağı olup Kurumca 4/b kapsamında tescili yapılmamış olanların ortağı olduğu şirketten daha sonra veya aynı gün 4/a maddesine göre bildirilmesi halinde, Kanunun 1479 Sayılı Kanuna Geçiş Hükümleri başlığını taşıyan geçici 8. maddesinde; tarım sigortalılıkları hariç olmak üzere, Kanunun 4/b kapsamındaki sigortalılık niteliği taşıdıkları halde Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğünün bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlayacağını, 2008/Ekim öncesinde Kanunun 4/a bendi kapsamında hizmet akdiyle çalışırken, çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkette ortak, anonim şirkette ortak veya yönetim kurulu üyesi olanlar 16-60 Ek sayılı genelge gereğince 4/a kapsamındaki sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar 4/b kapsamına alınmadıklarını ancak 01.10.2008 tarihinden önce 1479 S.K. kapsamında tescili yapılması gerektiği halde 506 S.K. kapsamında tescil yapıldığını, söz konusu tarihten sonra tespit edilen sigortalıların Kanun’un 8 inci maddesi kapsamında değerlendirilmeyeceğini, 4/b kapsamında değerlendirileceğini beyanla müvekkili Kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının şirketinde 01.07.2005-31.07.2005 tarihleri arasında 4/a’ya tabi gösterilmesi ve daha sonra hiç ara vermeksizin başka bir işyerinde tahsis talep tarihine kadar 506 Sayılı Kanun yada 5510 sayılı Kanun 4/a kapsamında sigortalı bildirilmesine engel bir Kanun hükmü bulunmadığı gibi, gerek SSK ve gerek Bağ-Kur ikincil mevzuatında, bu durumu düzenleyen ve kabul eden hükümler bulunduğu, bu durumda somut olayda, uyuşmazlığın ait olduğu tarihler itibariyle davacının 506 Sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun 4/a kapsamında gösterilen hizmetlerinin geçerli olacağı, Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, tüm dosya içeriği ve sunulan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacının 01.08.2005-01.03.2011 tarihleri arasında 4/a sigortalısı olduğunun tespiti ile, bu tespit dikkate alınarak davacının 4/a aylığının yeniden hesaplanarak eksik ödenen aylıkların davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; davacının 01.08.2005-01.03.2011 tarihleri arasında 4/a sigortalısı olduğunun tespiti ile, bu tespit dikkate alınarak davacının 4/a aylığının yeniden hesaplanarak eksik ödenen aylıkların davacıya ödenmesinin gerektiğine
, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı iledosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda, anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının 01.08.2005-01.03.2011 tarihleri arasında dava dışı işyerinde 4/a sigortalısı olarak çalıştığı anlaşılmakla kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının, … Isı Sistemleri ve İnşaat Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti’de 09.02.2005 ortak olduğu ve kendi iş yerinden 01.07.2005 tarihi itibari ile 4/1-a kapsamında sigortalı bildirildiği tespit edildiğinden kendi şirketinde 4/1-a kapsamında yapılan tescil kaydı kuruma beyan kabul edilerek, 4/1-b kapsamında tescil kaydı 01.07.2005 tarih itibariyle başlatılmıştır. Bu nedenlerle dava konusu kurum işlemi, yukarıda belirttiğimiz mevzuat hükümlerine göre yasaya uygun olup ilk derece ve istinaf mahkemesi kararları hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.08.2005-01.03.2011 tarihleri arasında 4/a sigortalısı olduğunun tespiti ile, bu tespit dikkate alınarak davacının 4/a aylığının yeniden hesaplanarak eksik ödenen aylıkların davacıya ödenmesinin gerektiğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 5510 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile 1479 sayılı Kanun’un 24/I-d maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…